"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2836 E., 2025/537 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/212 E., 2023/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkilinin kızı olduğunu, müvekkilinin bir limited şirketinin ortağı ve müdürü olduğunu ayrıca tarımla uğraştığını ticari faaliyetleri kapsamında elektronik ortamda yürütülmesi gereken bankacılık işlemlerinin hem zaman alması hem de bu konuda çok fazla becerisi bulunmaması nedeniyle bu işleri kendisi adına takip etmesi ve kazancını değerlendirmesi için davalı adına 2019 Haziranında bir hesap açtığını, mevcut parası olan 100.000,00 TL'sini bu hesaba havale ettiğini birkaç ay sonra davalının bu kez başka bir bankada hesap açtığını paranın bu hesaba nakledildiğini, müvekkilinin sonraki birikimlerini bu hesaba havale ettiğini 16.08.2019 tarihinde 250.000,00 TL, 19.08.2019 tarihinde 226,511,59 TL havale yaptığını bunlar dışında da gerek kendisi gerek şirketi adına gelen paraları davalının hesabına yatırdığını, müvekkilinin ticari faaliyetin gereği olarak yapması gereken ödemeleri hatta evinin ve ailesinin ihtiyaçları için gerekli harcamaları da kızına verdiği talimatlarla bu hesaplardan yapılmasını sağladığını, özetle nakit varlığını kızı adına açtırdığı hesaplar üzerinden yürütmeye başladığını ve nakit varlığı dönemin şartlarına göre en yüksek getirisi olan bankalara aktarılmak suretiyle devam ettirildiğini, bir zamandan sonra altna endekslendiğini, bu şekilde süregelen ilişkinin 2021 ocak ayında müvekkilinin eşinin müvekkiline karşı boşanma davası açmasına kadar devam ettiğini, davaya çocukların da dahil olduğunu, davalının annesinden yana olduğunu müvekkilinin tedbir kararıyla evden uzaklaştırıldığını, bundan sonra davalının müvekkilinin varlıkları hakkında istediği işlem ve tasarrufları yerine getirmemeye başladığını, bu varlıkların sadece kazanç olmayıp ticari faaliyet gereği ödenmesi gereken borçları da içermesine rağmen davalının bu varlığa fiilen el koyduğunu, son olarak ... altın katılım hesabında vadeli olarak 1.051,21 gr altın (vadesi 02.02.2021 tarihinde dolduğunu) vadesiz olarak da 80 gr altın bulunduğunu, akıbetini bilmediğini, varlığın tamamının müvekkiline ait olduğunu davalının hiçbir hakkı veya katkısının bulunmadığını, zira öğrenci olup kazancı bulunmadığını, cep telefonundan talimat ve bilgilendirmelerin izlenebileceğini, davalının güvenini kötüye kullandığını, ileri sürerek 1.131,21 gr altın karşılığı şimdilik 580.049,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.131,21 gram altının davacıya aynen iadesine olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki değerinin faizi ile ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, iddiaların doğru olmadığını, davacının müvekkilinin hesabına havale yapmasının sebebinin kızına destek olmak, mezuniyet hediyesi ve doğum günü hediyesi olduğunu, geleceğini kurması için verdiğini hediye niteliğinde olduğunu, açıklamalarda da doğum gününde veya mezuniyetinden sonra kızımın hesabına gönderiyorum açıklamasıyla gönderdiğini, müvekkilinin de bu paraları harcamadığını biriktirdiğini, müvekkilinin zaman zaman davacının isteği doğrultusunda babasının sıkışık olduğunu düşünerek para gönderdiğini, davacının en son birisine ödemesi olduğunu sonra parayı yerine koyacağını söyleyerek istemesi üzerine müvekkilinin hesaptaki parayı tek seferde çekerek babasına verdiğini, babasının bu işi kurguladığını sonradan anladığını, zira parayı boşanma davası açıldıktan dört gün sonra 25.01.2021 tarihinde istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla açılan davanın vedia sözleşmesinden kaynaklı alacak talebi olduğu, TBK 561 vd. ''Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir." şeklinde düzenlendiği, TBK madde 564/1.f.1c de ''Saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür'' şeklinde düzenleme bulunduğu, somut olayda davacının mobil bankacılık işlemlerini yapmak ve ticari hayatta sıkıntıları olması nedeni ile kazancını koruma altına almak için davalı kızı adına muhtelif tarihlerde farklı bankalarda altın hesabı açtırdığı, hesapların açıldığı tarih itibarı ile davalının üniversite öğrencisi olduğu, banka hesaplarının incelenmesinde davaya konu paraların davalıya borç olarak , ya da iş kurması amacı ile gönderildiğine dair bir ibarenin bulunmadığı, davalının davacı ile dava dışı arasında açılan boşanma davası sonrasında 26.01.2021 tarihinde tüm altını bozdurup çektiği daha öncesinde babasının talimatları dışında bu hesaptan tek kuruş çekmediği görülmüş olup davalının o tarihte öğrenci olmadığı ve mezun olduktan sonra da asgari ücret ile çalışması ayrıca banka hesabına babasının hesabından gelen paralar dışında yatırım amaçlı davaya konu altın hesabına herhangi bir miktar para yatırmayışı, davacı tarafından dinletilen tanıkların beyanları ile dosya arasında bulunan kayıtların örtüşmesi, davalı tanığının her ne kadar yurttan gelen belgeye göre 26.01.2021 tarihinde izinli olduğu bildirilmiş ise de bu tarih itibarı ile Ankara'da evde olduğuna dair inandırıcı delil sunulmadığı, davacı tanığı beyanı, çekilen paranın miktarı ve davalının boşanma davası sonrası babası ile arasının bozuk olduğu ve tanık amcasına paranın avukatta olduğunu beyan ettiği dikkate alındığında davaya konu paranın davalıya hediye, harçlık, ya da iş kurması maksadı ile verilmediği, davacının hesaplarından farklı tarihlerde aktarıldığı, aktarılan miktarlar, paraların aktarıldığı hesaplar ve paranın değerlendirilme biçimi dikkate alındığında davaya konu paranın davacı tarafından davalıya emanet olarak verildiği ve davalı tarafından da iade borcunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 1.131,21 gram altının davalı tarafından davacıya iadesine, ya da fiili ödeme günündeki rayiç bedelinin ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tarafların, baba kız oldukları, dolayısıyla taraflar arasında HMK'nın 203. maddesinde belirtilen ve tanık dinlenebilen yakın akrabalık ilişkisinin bulunduğu, her ne kadar mahkemece, davaya konu paranın davacı tarafından davalıya emanet olarak verildiği, davalı tarafından iade borcunun yerine getirilmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının, dava konusu parayı davacıya iade ettiğini, görgüye dayalı bilgisi bulunduğu anlaşılan kardeşinin beyanları ile ispat ettiğinin anlaşıldığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkili ile eşi arasındaki boşanma davasında davalının ve kardeşi ...'nın annelerinden taraf olduklarını ve müvekkili aleyhine tanıklık yaptıklarını, annelerinin vefatı üzerine ...'nın davaya dahil olarak taraf haline geldiğini, bu nedenle ...'nın müvekkili ile husumetinin bulunması nedeniyle tanıklık yapamayacağını, üç kardeşin hiçbirinin çalışmadığını geçimlerini davalının el koyduğu müvekkiline ait paradan sağladıklarını, ...'nın tanık beyanında paranın tek seferde gönderildiğini söylediğini oysa paranın üç seferde gönderildiğini bu hususun da beyanına güvenilmez olduğunu gösterdiğini, yine müvekkiline karşı yardım nafakası davası da açtığını, yan delillerle desteklenmeyen husumetli tanık beyanının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı hesabına işletilmesi ve yönetilmesi amacıyla davalıya ait altına endeksli banka hesabına gönderilen paranın iade edilmediği iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye göre ve beyanı hükme esas alınan tanığın davacının kızı olduğu, annesi ile babası arasındaki boşanma davasında tanıklık etmesinin tek başına babası olan davacıya husumeti olduğunu ve eldeki davada yanlı beyanda bulunduğunu göstermeyeceği, yardım nafakası talebinin kabul edilerek sonuçlandığı, babası ve kardeşi arasındaki bu davada görgüye dayalı olarak beyanda bulunduğu, tarafların da baba-kız olmaları nedeniyle davalıdan davacıdan senet alarak parayı iade etmesinin beklenemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.