"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2061 E., 2025/845 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI : 2022/548 E., 2022/505 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin Muğla il sınırları içerisinde bulunan turizm tesislerinin işletmeciliğini yürüttüğünü, Muğla İlinin 2014 yılında Büyükşehir Belediyesi statüsüne geçtiğini, davalı idare tarafından turizm işletmelerinin bulunduğu aboneliklere 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının uygulanması gerekirken, 29.11.2019 tarihinde Genel Kurul Kararı ile Muski Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği'nin 8. maddesinin (c) bendindeki değişiklik ile 6360 sayılı Kanuna aykırı olarak birim tarife bedelinin değiştirildiğini ve katı atık toplama, taşıma ve bertaraf bedelinin faturalara haksız olarak yansıtıldığını, tarifenin iptali için idare mahkemesine dava açıldığını, fazladan ödenen su fatura bedellerinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; katı atık toplama, taşıma ve bertaraf bedeli yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, 02.12.2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile 6360 sayılı Kanunun geçici 1/15 maddesi hükmünden kimlerin faydalanacağına açıklık getirildiğini, davacının aboneliğinin bulunduğu yerdeki turistik tesisin söz konusu maddede sayılı yerler içerisinde bulunmadığını, davacı şirketin 5 yıldızlı otel işletmesi olup Yönetmelikte sayılan ölçekte faaliyet göstermediğinden 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında yer alan su indiriminden faydalanamadığını, müvekkili İdareye yapılan fazla ödeme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkında düzenlenen faturaların tarifeler gereğince doğru olarak düzenlendiği, 6360 sayılı Kanun ve buna dair çıkartılan Yönetmeliğin amacının, sosyal devlet ilkesi gereğince köy statüsünden mahalle statüsüne dönüşülen yerlerde, burada yaşayan insanların hayatlarının idamesi ve burada yaşayan insanlara hizmet veren küçük işletmeler için yapılan düzenleme olduğu, davacının sayılan işletmelerden olmadığı gibi tarifelerin henüz iptal edilmediği, faturalardaki hesap hatasından kaynaklanan 3,03 TL üzerinden davalı itirazının iptalinin gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 3,03 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminat tutarı 0,6 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararına karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tarifenin iptali için açtıkları davada, Danıştayın ve akabinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin güncel kararlarıyla davalı İdarenin 29.11.2019 tarihinde yayınlanan "Su ve Atıksu Satış Tarifesi"nin işyeri abonelerine ilişkin kısmınının iptal edildiğini, 2014 yılının Nisan ayı itibariyle yürürlük kazanan bu hükme rağmen davalı İdarenin yasa hükmünü yok sayarak daha önce belirlediği tarifeyi uygulamaya devam ettiğini, davacı şirket de dahil olmak üzere, Sarıgerme bölgesinde bulunan tüm turizm tesislerinden yasaya aykırı ve haksız olarak fatura bedellerini tahsil edildiğini, Sarıgerme bölgesinde bulunan tüm turizm tesislerinden yasaya aykırı ve haksız olarak fatura bedellerini tahsil ettiğini, alınan bilirkişi raporlarının özensiz ve yeterli hukuki vasfının bulunmadığını, davalı tarafın adeta kanunun arkasından dolaşarak davacının ve diğer tüm turizm tesislerinin abonelik türünü değiştirerek kanunun uygulanma alanını hukuksuz bir şekilde daralttığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, fazladan ödendiği iddia edilen su bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi gereğince; bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Somut olayda; davacı şirket tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinin 29.11.2019 tarihinde yayınlanan "Su ve Atıksu Satış Tarifesi"nin işyeri abonelerine ilişkin kısmının iptali için açılan davada, davanın reddine ilişkin verilen kararın Danıştay 8. Dairesinin 2021/8000 E., 2024/6086 K. sayılı kararı ile bozulması üzerine, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 2025/723 E., 2025/ 850 K. sayılı kararıyla, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinin 29.11.2019 tarihinde yayınlanan "Su ve Atıksu Satış Tarifesi"nin işyeri abonelerine ilişkin kısmının iptal edildiği ve henüz kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; açılan iptal davasının, temyize konu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu değerlendirilerek, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 2025/723 E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer oladığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.