"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1706 E., 2025/816 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/378 E., 2023/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafın hediye tatil kazandığından bahisle 20.000,00 TL bedelli ... sözleşme no.lu 25.12.2011 tarihli devre tatil üyelik sözleşmesi imzalatıldığını, toplamda 2 adet ve toplamı 20.000,00 TL tutarlı bonolar (senetler) düzenlendiğini, sözleşmeden sonra peşinat adı altında bankalardan ödemelerde bulunduğunu, müvekkiline 04.04.2012 tarihli, 22.300,00 TL bedelli ve ... no.lu devre tatil üyelik ek sözleşmesi imzalatıldığını, sözleşme uyarınca da bonolar düzenlediğini, müvekkilinin eşi tarafından müvekkili adına bankalar yoluyla ödemelerde bulunduğunu, davacı müvekkiline davaya konu sözleşmede belirtilen yerin tesliminin yapılmadığını, tapunun da verilmediğini, sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadığını, geçersiz olduğunu, satılanın yerden hiç faydalanmadığını ileri sürerek, devre tatil üyelik sözleşmelerinin iptaline, ödenen 22.300,00 TL ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yazılı olan bonolara (senetlere) ilişkin ödemenin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, dava sonunda bonoların (senetlerin) iptaline ve bedelsiz olarak iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasında sözleşmenin süresinde cayma hakkının kullanılması, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlenen 25.12.2011 tarihli, ... no.lu 20.000,00 TL bedelli ve 04.04.2012 tarihli, ... numaralı 22.300,00 TL bedelli sözleşmelerin iptaline, 22.300,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yerel Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, davacı tarafından sözleşmeye konu yerin teslimi yapılmadığını ileri sürerek cayma hakkını kullandığı anlaşılmakla, davalı tarafından sözleşmeye uygun kullanımı, cayma hakkı süresinin başladığını ispatla yükümlü olup süresi içinde cevap dilekçesi ibraz edilmeyerek, usulüne uygun delillerle kullanımın ispatlanmadığı, bu durumda cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olup, davacının cayma hakkını kullanması mümkün olduğu, o nedenle sözleşmenin (14.) maddesinin uygulanması imkanı olmadığı, ödemelerin iadesine karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, taraflar arasında düzenlenen 25.12.2011 tarihli, ... numaralı 20.000,00 TL bedelli ve 04.04.2012 tarihli, ... numaralı 22.300,00 TL bedelli sözleşmelerin iptaline, 22.300,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafça tecrübe ve muayene şartı gerçekleştirildiğini, 2014-2019 yılları ve arasında her yıl müvekkili şirket tesislerinde konaklama hakkını kullanıldığını, kaldı ki tecrübe ve muayene şartı gerçekleşmemiş olsa dahi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2017 tarihli ve 2017/637 E. 2017/757 K. sayılı kararında sözleşmenin imzalanmasından sonra uzun süre geçmesinin sözleşmenin benimsendiği ve cayma hakkının kullanılmasının da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu hususunun belirtildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, devre tatil sözleşmesinin iptali ve ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasında, “Kapıdan satış; işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.” şeklinde tanımlandığı, bu tip satışların tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğu, cayma hakkının ancak hizmetin ifasından sonra başka bir ifade ile tatil hakkı kullanılmaya başlandıktan sonra işlemeye başlayacağı, bu süre içinde sözleşmenin askıda olduğu, davalı tarafından davacının sözleşmeye uygun kullanımının olduğu ve cayma hakkı süresinin başlandığını ispat edilemediği, cevap süresinden sonra sunulan konaklama belgeleri incelendiğinde davacının kendi tesisinde konaklaması olduğunun ispat edilemediği, tecrübe ve muayene koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.