Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3069 E. 2026/216 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1457 E., 2025/824 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

SAYISI : 2022/251 E., 2023/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket tarafından 31.03.2022 tarihinde tanıtım amacıyla misafir olarak tesislerine davet edildiğini, aynı tarihte müvekkiline iki adet (0050 61... 1 no.lu) devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzalatıldığını, yine aynı tarihte müvekkiline bankadan kredi kullandırmak suretiyle ödemelerin de peşin alındığını, 01.04.2022 tarihinde ... no.lu sözleşmeden cayma ihtarının .... Noterliğinden ve 04.04.2022 tarihinde ... no.lu sözleşmeden cayma ihtarının .... Noterliğinden davalı tarafa gönderildiğini, davalı şirketin 26.04.2022 tarihinde verdiği cevapla özetle; “Peşin ödenmiş olan 96.000.00 TL’nin 180 gün (6 ay) içinde iadesinin planlanacağı; ayrıca misafir olarak davet ettikleri ve 4 kişi kalındığı iddia edilip; (böyle bir durum olmadığı halde) 31.03.2022 tarihi için bu paradan 1.990,00 TL kesinti yapılacağı” bildirildiğini, 96.000.00 TL'nin (3.305,39 TL hayat sigortası yapıldığını) tüm masrafları ile birlikte hiçbir kesinti yapılmadan davacıya iadesi gerektiğini belirterek davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan ... no.lu devre mülk/gayrimenkul hisseli satış vaat sözleşmelerinin iptali, bu sözleşmelerden kaynaklı ödenen 96.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren %5 BSMV, %15 KKDF ve aylık 1.80 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine; bu sözleşmeden kaynaklanan ödeme için kullandırılan kredi için ödemek zorunda kaldığı 3.305,39 TL hayat sigortası bedelinin müvekkiline ödenmesine; Kütahya 1. Noterliğine ödenen 251,58 TL ve Sakarya 8. Noterliğine ödenen 234,73 TL cayma ihtarname bedellerinin da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının iddialarını sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediğini, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının dava dilekçesi ile her ne kadar tapuların bugüne değin dağıtılmadığını iddia etmekteyse de iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının sözleşmeyi feshettiğini kabul etmemek kaydıyla; davacının sözleşmeyi feshettiği düşünülse dahi müvekkili şirketin tazminat hakkı bulunduğunu, davacıya bu süreçte eksiksiz şekilde konaklama imkanı sağlandığını, davacının zarar tazmini talebinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacının tüketici olup müvekkili şirketten sadece bankalara özgü bir faiz türü olan KKDF ve BSMV faizi talep etmesinin mümkün olmadığını, konaklama gerçekleştiğinden bu bedelin de düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; resmi şekilde düzenlenmeyen devre mülk satışına ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğu, ayrıca sözleşmenin düzenlenme tarihinin 31.03.2022 olduğu, davacının ... sayılı sözleşmeden 01.04.2022 tarihinde cayma hakkını kullandığı, ... sayılı sözleşmeden ise 04.04.2022 tarihinde cayma hakkını kullandığı, her iki sözleşme için de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun (6502 sayılı Kanun) 50/6. maddesi dikkate alınarak 14 günlük süre içerisinde bu hakkını kullandığı, dolayısıyla cayma hakkının süresi içerisinde kullanılıp geçerli olduğu, her iki sözleşme için cayma bildiriminin davacı şirkete tebliğ edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin iptaline, davacı tarafından ödenen 96.486,31 TL'nin cayma ihtarının tebliğ edildiği tarih olan 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; görevli ve yetkili Mahkemenin taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle Bolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline yapıldığı belirtilen tebliğin usulsüz olduğunu, tebliğ alan kişinin şirket çalışanı olmadığını, davacının ödeme belgelerini dosyaya sunmadığını, davacı 4 kişi ile birlikte tesiste konaklayarak tecrübe ve muayene koşulunu gerçekleştirdiğini, 6502 sayılı Kanunun 50. maddesinde ön ödemeli devre tatil sözleşmelerinde teslim gerçekleşmeden tüketicinin sözleşmeden dönme hakkı olduğu hüküm altına alındığını, anılan hükmün devamında da sözleşmeden dönüldüğü takdirde sözleşme bedelinin %2'si kadar tazminat talep edileceğinin belirtildiğini, davacının konakladığı dönemler tespit edilerek sözleşme bedelinden indirilmesi gerektiğini, aksi takdirde davacının bila bedel tesiste konaklayarak sebepsiz zenginleşmiş olacağını, geçersiz sözleşmeye dayanarak ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri ile talep edilebilecek ise bu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine bağlı olarak zamanaşımı değerlendirilmesi yapılması gerektiğini, devre mülkün yapı kullanma belgelerinin tam olduğunu, iskan ruhsatının alınmış olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının noter masraflarını isteyemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan devre mülk sözleşmesinin süresinde cayma hakkı kullanılması nedeniyle iptali ve ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.

Devre mülk hakkı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 57 vd. maddelerinde düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir hak olup, bu hak gayrimenkul hisse devri vaadi de içerdiğinden devrin anılan yasa hükmü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri geçersizdir. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar birbirlerine verdiklerinin iadesini her zaman talep edebilirler. Ancak taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir yapılmış ise, geçersiz sözleşme geçerli hale gelecektir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dava konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun'dan kaynaklandığı, yetkili ve görevli Mahkemede davanın açıldığı, arabuluculuk tutanağının dosyada yer aldığı, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi gereğince mülkiyet payına bağlı ayni hak tanıyan devre tatil sözleşmelerinin yapılamayacağı, geçersiz sözleşme nedeniyle davacının sözleşme için ödediği bedelin iadesini talep etme hakkı bulunduğu, davacı tarafından davalını hesabına 96.000,00 TL’nin havale edildiği, cayma ihtarının davalının adresine tebliğ edildiği, davacı tarafından sözleşmelerin cayma bildirimi için çekilen noter ihtarname masraflarının da davalıdan talep edilmesinin mümkün olduğu, dosyada konaklamaya ilişkin belgenin yer almadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§