"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/22 E., 2025/753 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/172 E., 2024/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 2005 yılında adi ortaklık kurulduğunu, bu ortaklığın tasfiyesi amacıyla 15.03.2011 tarihinde "Mutabakat Zaptı" başlıklı Protokolün düzenlendiğini, bu Protokole göre davalıların müvekkiline 106.000 Euro ödemeyi kabul ettiklerini, 70.000 Euroyu tahsil ettiklerini, kalan 36.000 Euro için Protokolün ikinci maddesinde, "... adına yapılan icra takibinde ...'tan alınacak 36.000 Euro ...'a ödenecektir. Takip semeresiz kalırsa ... ...'a 18.000 Euro ödeyecektir." şeklinde düzenleme yapıldığını, dava yoluyla davalılardan 11.139 Euro daha tahsil edildiğini, kalan 24.861 Euro için Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine 2023/12 E. sayı ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 01.11.2023 tarihli ve 2023/658 K. sayılı kararıyla; Protokolün 2. maddesinde belirtilen 36.000 Euro'ya ilişkin koşul aynen gerçekleşmiş gibi, 36.000 Euro'nun ifasını talep etme hakkına sahip olduğunun ve davacı tarafça ödenen 11.139 Euro mahsup edildiğinde davacının 24.861 Euro alacaklı bulunduğunun belirlendiği, ancak taleple bağlılık kuralı gereğince 6.861 Euro'nun tahsiline karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini ve yargılamada esas alınan bilirkişi raporunda alacağın 24.861 Euro olduğunun belirtildiğini ileri sürerek; kesinleşen karar ile tahsil edilemeyen bakiye 18.000 Euro'nun tahsili için davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin koşulun gerçekleşmesini engellemesinin mümkün olmadığını, 2023/12 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda terditli sonuca gidildiğini, davacının 6.861 Euro üzerinden harcı tamamladığını, 18.000 Euro'nun yargılamalar sonucunda ödendiğini, borcun kalmadığını, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu Protokolün 2. maddesinde belirtilen "... adına yapılan icra takibinde ...'dan alınacak 36.000 Euro ...'a ödenecektir." düzenlemesinin şarta bağlı bir borç olduğu, taraflardan biri şartın gerçekleşmesine kasten veya ihmal suretiyle dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa şartın aynen gerçekleşmiş sayılacağı, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/12 E. sayılı dosyasında davalı ...'ın eylemlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 175. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına, sözleşmeye ve ahde vefa ilkesine aykırı olduğundan davacı alacaklının Protokolün 2. maddesinde belirtilen 36.000 Euro'ya ilişkin koşulun aynen gerçekleşmiş gibi ifasını talep etme hakkına sahip olduğunun, davacı tarafa ödenen 11.139 Euro mahsup edildiğinde davacının 24.861 Euro alacaklı bulunduğunun tespit edildiğini, ancak Mahkemece taleple bağlı kalınarak 6.861 Euro'nun tahsiline karar dair verilen kararın 12.12.2023 tarihinde kesinleştiği, açılan bu davaya konu Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2024/884 Esas sayılı dosyadaki istemin ise söz konusu 2023/12 E. sayılı dosyada tespit edilen ve saklı tutulan bakiye 18.000,00 Euro alacağa ilişkin olduğu, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile aynı dava içerisinde ıslah dilekçesi vermek sureti ile fazla hesaplanan alacaklarını talep edebileceği gibi bu yola başvurmayarak fazlaya ilişkin saklı tutmuş olduğu alacak miktarını ilk kararın kesinleşme tarihinden itibaren yeni bir dava açmak suretiyle de talep edebileceği, bu durumda kesin hükümden söz edilemeyeceği, ilk dosyada kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümünün işbu ek davada kesin delil oluşturduğu, Mahkemenin de bu kesin delil ile bağlı olduğu, yine koşulun gerçekleşmesiyle alacağın muaccel hale geleceği ve zamanaşımının başlayacağı, bu durumda davacının talebinin zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla, davacının 18.000 Euro alacaklı olup borçluların itirazlarının haksız olduğu, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/12 E. sayılı dosyası gereğince alacağın belirlenebilir ve likit olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne davalı borçluların icra takip dosyasında yapmış oldukları itirazların iptaline, hüküm altına alınan asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 3.600 Euro icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin koşulun gerçekleşmesini engellemesinin mümkün olmadığını, 2023/12 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda terditli sonuca gidildiğini, davacının 6.861 Euro üzerinden harcı tamamladığını, 18.000 Euro'nun yargılamalar sonucunda ödendiğini, borcun kalmadığını, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesine dair Protokol ile ödeneceği kararlaştırılan tutardan bakiye kalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle taraflar arasında Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen 01.11.2023 tarihli ve 2023/12 E. 2023/658 K. sayılı karar ile davacının davalılardan 24.861 Euro alacaklı olduğunun belirlenmesine, davalılar tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olan söz konusu kararın işbu davada kesin delil teşkil ettiğinin anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;
Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptali davasında, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca davacı (alacaklı) lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi durumunda, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı tespit edilmesi ve bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince; anılan husus gözetilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmolunması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendi çıkartılarak yerine "3-Asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak hesaplanan 561.835,80 TL'nin %20'sine tekabül eden 112.367,16 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.