"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/331 E., 2025/418 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/1051 E., 2024/1997 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takipte talep edilen alacağın kira sözleşmesine göre dava dışı şirketin borcundan düşülerek ödendiğini, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatı ile para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin her iki tarafının da tacir olduğu, davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve ticari dava niteliğinde olduğu, arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olmadığını, arabuluculuk kurumunun amacının tarafların müzakere ile uzlaşabilmesi ihtimalinin değerlendirilmesi olduğunu, tarafların bir önceki safhada gerçekleştirilen İlk Derece Mahkemesi yargılamasında dava konusu alacağa ilişkin anlaşma sağlayamadığının sabit oluduğunu, aynı alacağa ilişkin olarak yapılacak yargılamada tarafların tekrar arabuluculuk yoluna başvurmasının beklenemeyeceğini, usulen red kararı verilmesinin mahkemeye erişim hakkını sınırladığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçeve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca her iki tarafı tacir olan, kira sözleşmesinden kaynaklanan ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin sayılan eldeki davada dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.