"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/237 E., 2018/95 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili hakkında 05.04.2013 tarihinde 9044 sayılı ve 12.06.2013 ödeme tarihli kaçak tespit tutanağı ile 39.006,66 TL ve yine 05.04.2013 tarihli ve 9529 seri numaralı, 11.06.2013 ödeme tarihli 67.442,18 TL kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, müvekkilinin tebliğ edilen kaçak tespit tutanağına karşı itirazda bulunduğunu, davalının tutmuş olduğu kaçak tespit tutanağının usul ve yasaya aykırı olup, müvekkilinin söz konusu kuyuları çalıştırmadığını ve elektrik dahi bağlatmadığını, söz konusu kuyunun 2003 yılında kazıldığını, ancak çökmüş olduğundan çalıştırılmadığını, tarlasının komşusu tarafından su karşılığı ortaklığa verildiğini, davalı ekipleri tarafından 05.04.2013 tarihli 079529 seri numaralı tutanakta isim belirtilmediğini, müvekkili adına aynı gün, aynı saatte birbirinden farklı rakamların bulunduğu tutanakların düzenlendiğini, ileri sürerek, müvekkilinin, aleyhinde düzenlenen tutanaktaki miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 8 günlük süre içinde faturaya ve cezaya itiraz etmediği gibi zamanaşımı süresinde dava açılmadığını, menfi tespit davasının kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan incelemede kaçak tespit tutanağı tutulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.07.2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın tutulan her iki kaçak tespit tutanağından ötürü davalı şirkete 98.644,34 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 27.03.2017 tarihli ilamıyla; bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, parsel büyüklüğü, kaçak tespit yapılan tarihlerde ekili bitkinin türü ve bitki için gerekli sezon sulama süresi gibi zirai veriler dikkate alınarak kaçak elektrik tahakkuk bedelinin hesaplandığı, tutanak tarihinde davacının tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullandığı sabit olduğundan, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabının yapılması gerektiği, sulama sezonuna göre belirlenen çalışma saatleri esas alınarak hesaplanma yapılamayacağı belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yönetmelik ve EPDK'nın 622 sayılı kurul kararına göre değerlendirmelerin yapılmış olduğu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 05.04.2013 tarihli ve 79529 seri nolu kaçak tespit tutanağı nedeniyle 28.570,55 TL, 15.04.2013 tarihli ve 90441 seri nolu kaçak tespit tutanağı nedniyle 135,03 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; kısmi menfi tespit davası açılamayacağını, izinsiz kullanılan elektrik neticesinde EPDK yönetmeliklerine uygun olarak borç tahakkuku yapıldığını, hesaplamanın Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik tespit tutanağından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.