Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2579 E. 2026/19 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/12 E., 2025/635 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/52 E., 2023/804 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; eczacı olan müvekkilinin 2019 yılında ruhsatını askıya aldığını, müvekkili aleyhine Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/451 E., 2022/547 K. sayılı kararı ile yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiğini, kararın 23.12.2022 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin davalı Kuruma sözleşme yapmak üzere yaptığı başvurunun reddedildiğini belirterek, davalı Kurumun sözleşme yapmama şeklindeki işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacıya ait eczane ruhsatının ... kapsamında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu karara istinaden Aksaray Valiliği Makam Olurları kararı ile meslekten men cezası ile iptal edildiğinin tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususların, mevzuat hükümleri kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmediği, davalı Kurumun sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun davacı ile dava konusu hususta sözleşme yapmama eyleminin hukuka uygun olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/451 E., 2023/547 K. sayılı ilamı ile terör örgütü üyeliğinden neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kararın kesinleştiği, örgüt üyeliğinden davacı hakkında kesinleşen bir ceza hükmünün olmadığı, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususların mevzuat hükümleri kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum kabul edilmediği, davalı Kurumun sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4. maddesi gereği işlem yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol hükümleri uyarınca, davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmaması şeklinde yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

2020 yılı Eczane Protokolü'nün (7.1.) maddesi; "Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile ... arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar.",

(6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 maddesinde beraat kararının;

a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,

b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,

c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,

d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,

e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verileceği, hüküm altına alınmıştır.

Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;

a) Etkin pişmanlık,

b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,

c) Karşılıklı hakaret,

d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararıyla; davacıya isnat edilen maddi eylemlerin sabit olduğu, yapılan yargılamada davacının suçlamaları kabul ettiği, sanığın ... Silahlı Terör Örgütü Aksaray ili bayan eczacı yapılanmasında yer aldığı, bayan eczacı yapılanmasında ''istişare'' ve ''sohbet'' adı altında 2 adet toplantı grubunun oluşturulduğu, davacının tam manasıyla terör örgütünün hiyerarşisinde bulunan ve örgüt ideolojisini benimseyenlerin yer aldığı istişare grubu ve sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, Bank ... kurtarılmasına yönelik destek amacıyla para yatırılması hususunda sohbet hocaları tarafından telkinde bulunulduğu ve davacının bu doğrultuda hesabına para yatırdığı, dava dışı sohbet hocasına burs, bağış ve himmet adı altında düzenli olarak para verdiği, davacının örgüt içinden gelen talimat doğrultusunda örgüte finansal destek sağlamak adına Bank ... çeşitli tarihlerde para yatırdığı, örgütün yayın organı olan ... Gazetesine aboneliğinin bulunduğu, bu haliyle örgüte mali açıdan destek verdiği, davacının örgüt hiyerarşisinde bulunduğu, faaliyetlerinin yoğunluğu, sürekliliği ve çeşitliliği dikkate alındığında Yargıtay uygulamaları gereği aranmakta olan örgüt üyeliği şartlarını taşıdığı sonuç ve kanaatine varılmakla; davacının TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacının etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi ve soruşturma aşamasında örgüt hiyerarşisinde bulunan örgütsel toplantı ve diğer faaliyetlere katılanlarla ilgili bilgi vermiş olduğu olduğundan hakkında TCK 221/4 uygulanmasına ve 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 16.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı Kurum, Protokol'ün yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilen eczacının, işbu Protokol hükümlerini kabul etmesi ve başvuru formunu sunması halinde sözleşme yapmaktan kaçınamayacaktır.

Ne var ki, davacı eczacı hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmemiş, her ne kadar uzun süre silahlı terör örgütü içerisinde bulunduğu, örgüt yöneticileri tarafından verilen görevleri tartışmaksızın ve sorgulamaksızın yerine getirdiği, emir ve talimatlara uyduğu, bu yönüyle örgüt iradesini kendi iradesinin önüne ve üstüne koyduğu tespit edilmiş ise de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına ilişkin yasal koşullar oluştuğundan, 52 37... sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmama şeklinde tezahür eden davranışının haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır (Dairemizin 28.04.2025 tarihli ve 2024/2525 E., 2025/2456 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.).

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalı Kurumun, davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§