Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2220 E. 2026/60 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/585 E., 2021/818 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin ... mahallesi 230 43... parselde 9 70... arsada hissedar olduklarını, davalı Belediyenin de aynı parselde hisseye sahip olup, müvekkilleri ve diğer hissedarlar ile anlaşarak arsa üzerinde inşaat yapılmak üzere diğer davalı ... Sanayi Limited Şirketi (... İnşaat Şirketi) ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, inşaatların tamamlanıp dükkanların satıldığını, konuta ilişkin kat irtifak tapularının 29.07.2011 tarihinde verilmiş olmasına rağmen evlerin teslim edilmediğini, encümen kararı ile B2 blok 58 numaralı dükkanın 123, 29... ’sinin müvekkillerine ait olduğunun kararlaştırıldığını, ancak satılan bu dükkanın bedelinin ödenmediğini ileri sürerek; dükkanın rayiç fiyatının tespit edilerek satış fiyatı ile rayiç fiyatı arasındaki fark ve satış bedelinden hisselerine düşen miktarın şimdilik 70.000,00 TL'sinin, ayrıca konutların tesliminde gecikilen sürede mahrum kalınan kira ve diğer haklar tutarı olan 10.000,00 TL ile evlerin eksik ve kusurlu işler bedeli olarak da 10.000,00 TL'nin işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili; Belediye Meclisinin kararı ile davacıların da hissedar olduğu taşınmaz üzerine birlikte veya ayrı ayrı inşaat yaptırılmasına karar verildiğini, encümen kararı ile taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yaptırılması ile ihaleye çıkılmasına karar verilip ihaleye çıkıldığını, ihalede en uygun teklif veren diğer davalı ile 29.06.2009 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi için Belediye Başkanlığına yetki verildiğini bu yetkiye istinaden yüklenici firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, daha sonra da davacılar tarafından imzalanan konut tahsis sözleşmesinde belirtilen bağımsız bölümlerin davacılara verilerek Belediyenin ibra edildiğini, davacıların hissesine düşen dükkan hissesi ile ilgili bedelin davacıların hesabına ödendiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... İnşaat Şirketi; davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.10.2013 tarihli kararıyla; davacı olan arsa sahipleri ile Belediye arasında sözleşmede yazılı bağımsız bölümlerin yapılıp teslim edilmesi şartı ile hisse karşılığı konut tahsis sözleşmesi yapıldığı, imar planında değişiklikler nedeniyle verilen arsa üzerinde ticari alan olarak dükkanlarında yapıldığı bağımsız bölümlerin davacılara teslim edildiği, bilirkişiler tarafından eksik ve ayıplı işlerin belirlendiği, bundan yapılan sözleşmeler gereğince her iki davalının da sorumlu olduğu, arsa üzerinde yapılan dükkan nedeniyle hisseye düşen miktarın yargılama esnasında eksik ödendiği bundan ise davalı Belediyenin sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.350,00 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin her iki davalıdan, 1.724,87 TL dükkanlardan kaynaklı eksik ödemenin davalı Belediyeden dava tarihinden işleyecek reeiskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlıya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli ilamıyla; gerekçeli kararın hüküm kısmı ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki yaratıldığı gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 16.06.2016 tarihli kararıyla; arsa sahipleri davacılar ile Belediye arasında sözleşmede yazılı bağımsız bölümlerin yapılıp teslim edilmesi şartı ile hisse karşılığı konut tahsis sözleşmesi yapıldığı, imar planında değişiklikler nedeniyle verilen arsa üzerinde ticari alan olarak dükkanların da yapıldığı, bağımsız bölümlerin davacılara teslim edildiği, bilirkişiler tarafından eksik ve ayıplı işlerin belirlendiği, bundan yapılan sözleşmeler gereğince her iki davalıların da sorumlu olduğu, arsa üzerinde yapılan dükkan nedeniyle hisseye düşen miktarın yargılama esnasında eksik ödendiği, bundan ise davalı belediyenin sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.350,00 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin her iki davalıdan, 1.724,87 TL dükkanlardan kaynaklı eksik ödemenin davalı Belediyeden dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır.

3.Dairenin 21.09.2020 tarihli ilamıyla; mahkemece hüküm fıkrasında konusuz kalan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı, aleyhine hüküm kurulan her iki davalının kimler olduğu açıklanmadan infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalı ... arasındaki sözleşmede teslim tarihine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, asıl sözleşme gereği iş sahibi Belediyenin geç teslime muvafakatinin bulunduğu gözetildiğinde davacıların geç teslim nedeni ile kira kaybını talep edemeyecekleri, davacılar ile müteahhit ya da iş sahibi arasında dairelerin vasfına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, ancak makul olarak talep edilebilecek eksik ve ayıplı iş bedellerinin talep edilebileceği, bilirkişilerce davacı ...'ye ait 8. kattaki daire için 850,00 TL, davacı ... 'e ait 9. kattaki daire için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.350,00 TL eksik ve ayıplı işten iş sahibi ve müteahhit olan davalıların birlikte sorumlu oldukları, davalılar arasındaki ek sözleşmeye istinaden imar değişikliğine bağlı olarak dükkan yapılabileceğinin belirlendiği, yapılan dükkanlardan 15/06/2011 tarihli encümen kararı ile davacıların murisi olan arsa sahibi .... mirasçılarına B-2 Blok 58 numaralı dükkanda 123,29 oranında dükkan hissesi düştüğü belirlendiği, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından 06.04.2012 tarihinde dükkan hisse bedeli olarak mirasçılara 207.472,02 TL ödeme yapıldığı, Belediyenin vergi kesintisi yapılmaksızın ödeme yapması mümkün olmadığından yapılan kesintiler de ödeme kapsamında sayıldığı, bu hali ile mirasçılara 209.196,89-207.472,02=1.724,87 TL eksik ödeme yapıldığı, davacıların 1/9 miras hissesi olduğu, bu hali ile yapılan ödemeden davacılar hissesine (207.472,02/9) 23.052,45'er TL düştüğü, yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğu için davacılar hissesine düşen toplam 46.104,90 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, davalı her ne kadar davadan haberdar olmaksızın ödeme yaptığından davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuş ise de satıştan dava tarihine dek derhal ödeme yapılmadığı ve davacılara ödemeyi de bildirmediği gözetilerek aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 46.104,90 TL dükkan hissesi nedeni ile yapılması gereken ödeme bakımından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yararına 850,00 TL, davacı ... yararına 500,00 eksik ve ayıplı iş bedelinin davalılar belediye ve ... inşaat şirketinden, davacı ... yararına 191,65 TL, davacı ... yararına 191,65 TL dükkan hissesi nedeni ile yapılması gereken miktarın davalı Belediyeden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; bilirkişilerin hiçbir rayiç değer araştırması yapmadan, davalı ... tarafından dükkanlar için dava açıldıktan sonra 06.04.2012 tarihinde yapıldığı iddia edilen 204.114,35 TL ödemeyi esas alarak tespit yaptıklarını, ayrıca bu tespitin 2009 yılı baz alınarak yapıldığını, oysa davalı Belediyenin dükkanları 2012 yılında sattığını, bilirkişiler dükkanın değerini tespit ederken dükkanın satıldığı ve davanın açıldığı 2012 yılını esas almaları gerekirken eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile dükkanların rayiç değerinin hakkaniyetle hesaplanması gerektiğini, ödeme belgesinin davalı tarafından süresinde dosyaya ibraz edilmediğini, teslim süresinde yapılmadığından teslim edilmeyen evler için dava tarihi olan 05.03.2012 tarihine kadar gecikme tazminatı ve kira ödenmesi gerektiğini, evlerde eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, Belediyece davacılara yapılan ödeme 204.114,35 TL olup bu tutardan 3.356,67 TL emlak vergisi mahsup edildiğini, davalı ... Belediyesinin emlak vergileri ile ilgili herhangi bir karşı dava açmadığını, dava ve talep konusu yapılmayan, davalı ... tarafından defi/takas itirazları da olmadan ve gerçekte emlak vergisi borcu da olmayan müvekkiller yönünden bu miktarın dava bedelinden düşürülmesinin hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırılık nedeniyle geç teslimden kaynaklanan kira tazminatı, eksik ödenen dükkan bedeli ile eksik ve ayıplı ifadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

Temyizen edilen kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun yeterli olduğu, davalı ... tarafından yapılan ödemenin ispat edildiği, bilirkişi raporunda 2012 yılı itibariyle hesaplama yapıldığı ancak sehven 2009 tarihi yazıldığının ek raporda açıklandığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karan verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

1086 sayılı Kanunun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§