"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/524 E., 2025/331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/700 E., 2022/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'nin gebelik kontrol ve takiplerinin davalı ... şirketinin işlettiği ... Hastanesinde çalışan davalı .... ... tarafından yapıldığını, doktorun doğum iznine ayrılacağını son anda bildirmesi üzerine takiplere 38. haftadan itibaren davalı .... şirketinin işlettiği ... Hastanesinde çalışmakta olan davalı .... ...'ün devam ettiğini ve müvekkili ...'ın 29.12.2017 tarihinde aynı hastanede sezaryenle kalıcı malul olarak dünyaya geldini, davalı .... ...'ın, gebelik süresinin 24... . haftası arasında şeker yükleme testini yapması gerekirken 25.09.2017 tarihli epikrizde OGTT testinin istenmediğini not düştüğünü, müvekkillerine aydınlatma yükümlülüğüne uygun şekilde bilgi verilmediğini, NST kayıtlarının hastanın doğuma geç alındığını gösterdiğini, sezaryen sırasında gerek spinal gerekse de genel anestezi altında bebeğin kalıcı olarak zarar gördüğünü, anestezik maddenin bebeğe gitmesi, doğumun uzaması ve sezaryene bağlı yapışıklık hallerinin de serebral palsiye sebep olabileceğini, ...'ın iri, genel durumu kötü, emme refleksleri belirgin zayıf şekilde dünyaya geldiğini, doğumdan itibaren bebeğin anneye hiçbir şekilde gösterilmediğini ve sağlığı hakkında anne ve babaya bilgi verilmediğini, davalıların bebeğin kalıcı rahatsızlığını müvekkillerinden sakladıklarını, bu sebeple de serebral palsi hastalığının etkilerini azaltacak ya da ortadan kaldıracak tedavilerin yapılmasına engel olduklarını ileri sürerek; davanın kabulü ile şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminat ve toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve davalı ..... Taah. Tic. A.Ş. vekili ayrı ayrı sundukları ancak içerik olarak aynı nitelikteki cevap dilekçeleriyle; davacı tarafın gebeliğinin 37. haftası dolana kadar aktif olarak hekimlik görevini yerine getirdiğini ve doğum iznine ayrılmadan önce takip ettiği tüm gebelerine bu tarihten sonraki muayene ve doğum olaylarına iştirak edemeyeceği bilgisini bizzat ilettiğini, davacının 33. haftaya kadar olan muayenelerinde patolojik bir durum tespit edilmediğini, hastanın detaylı anatomik tarama raporunun normal olarak geldiğini, davacıya 25. gebelik haftasında 75 gr OGTT şeker yükleme testi önerildiğini, bu konuda her hastaya olduğu gibi gerekli bilgilerin verildiğini, hastanın kendi rızası ile ilgili testi yaptırmak istemediğini, davacının ilk gebeliğinde kendisine şeker yükleme testi yapıldığını, test sonucunun normal olarak kaydedildiğini, şeker yükleme testi yaptırmayan hastalardan kan şekeri ölçümü ve üç aylık kan şekeri ölçümü ortalaması hakkında bilgi veren glukolize hemoglobin testi istediklerini, davacının bu testinin de normal geldiğini, yapılan işlemlerde hata bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; 2017 Temmuz ayında yeni doğan uzmanı ... ın .... Hastanesinde çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra yeni doğan yoğun bakıma yatan tüm çocukların takibi ve tedavisinin bu doktor tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin ise çocuk polikinliğinde görev yaptığını, ....'in kadro probleminden ötürü yönetici olarak gözüktüğü için bu doktor adına yatan yatışların kayıtlarda müvekkili adına gözüktüğünü, doğumdan sonraki süreçte kontrolün ... tarafından yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili; davacı annenin 16.12.2017 tarihinde takip için müvekkiline başvurduğunu, yapılan ilk muayenede 38 haftalık gebelik saptandığını, önceki tetkik ve tedavilere ilişkin evraklar ve sonuçlar istenerek tekrar kontrol için gün verildiğini, 22.12.2017 tarihinde bebek 3550 gr, bulguları normal görüldüğünü, 3 gün sonra kontrol önerilip eski tetkiklerin tekrar istendiğini, aynı gün NST uygulandığını ve bulguların normal saptandığını, 25.12.2017 tarihinde annenin tekrar takibinin yapıldığını, bulguları normal saptanınca rutin operasyon için tetkikler yapıldığını, 29.12.2017 günü için sezeryan randevusu verildiğini, hastanın aynı gün ani gelişen sancı ile geldiğini, müvekkili tarafından yapılan muayenede kontraksiyonların başladığı ve kollumun 1 cm açıklık olduğunun saptandığını, geçirilen sezeryan öyküsünden dolayı hastanın yatışının yapıldığını, NST tekrar edilip normal görülünce operasyon hazırlığı yapılıp hastanın operasyona alındığını, 12.20'de ameliyat için alınan hastaya spinal anestezi uygulaması yapılıp bir müddet bekledikten sonra etkili olmadığı anlaşılınca genel anesteziye geçildiğini, bebeğin kısa sürede çıkarılıp çocuk uzmanına teslim edildiğini, bebekte solumun sıkıntısı saptanınca yenidoğan servisine yatırıldığını, küçüğün serebral palsi hastalığı olduğunun belirtildiğini, hastalığın doğum öncesi, doğum sırasında ve doğum sonrası oluşabildiğinin tıbbi araştırmalarda tespit edildiğini, kaldı ki hastalığın onlarca sebebi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
5. Davalı .... Sağlık Hiz. Ltd. Şti. davayı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ..... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalının 13.04.2021 tarihli raporunda; çocuğun serebral palsi olmasının nedeni tam olarak bilinmediği gibi gebelik ve doğum takiplerinin de normal olması nedeni ile bunu önceden saptamanın da mümkün olmadığı, ayrıca annenin doğum öncesi bakım sıklığı ve şeklinin güncel uygulamalara uygun olduğu, hastanın diğer kan şekeri testlerinin normal olması ve çocuktaki mevcut durumu kan şekeri yükleme ölçümü ile tespit veya tedavi edilmesi mümkün olmadığından bahsi geçen şeker yükleme testinin yapılmamış olmasının alınan bilirkişi heyet raporu ile de eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği, bu nedenlerle gebelikte ve doğumdan sonra bebeğin takip tedavilerini yapan hekimlerin ve hastanenin herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu uyuşmazlıkta davalı hastanelerin ve davalı doktorların kusurunun bulunmadığına yönelik ATK raporları ile bilirkişi heyet raporunun birbirini doğruladığı, bilirkişi raporlarının taraf, mahkeme ve İstinaf denetimine açık ve davacıların itirazlarını karşılar nitelikte olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalı ...'ın müvekkillerine şeker yükleme testinin yapılması gerekliliği ile ilgili hiçbir şekilde bilgi vermediğini, gebelikte şekerin yükselmesi tespit edilememiş ise bu durumun bebekte yaratacağı etkilerin saptanamadığını, anenin plansız, geç ve acil bir şekilde doğuma alındığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, şeker yükleme testinin yapılmamasının fahiş bir eksiklik olduğunu, tanık anlatımlarının hiçbir şekilde raporlarda yer almadığını, müvekkili anne ve küçük ...'ın şifa ile taburcu olduğuna dair düzenlenen epikriz raporunun müvekkillerinin bebeğin hastalığı konusunda bilgilendirilmediklerini gösterildiğini, serebral palsi hastalığının doğum öncesi ya da doğum anında gerçekleşmesinin mümkün olduğunu, 22.12.20 17... .12.2017 tarihinde yapılan tetkikler ve çekilen NST'lerin dosyada yer almadığını, bu tarihlerde yapılan tetkikler ve NST'ler olmaksızın rapor düzenlenmesinin eksiklik olduğunu, müvekkilinin doğuma geç alınması nedeniyle küçük ...'ın anestezik maddeye maruz kaldığını, Dr. ... vekilinin dilekçesinde açıkça doktorun küçük ...'ı muayene etmediğini ikrar ettiğini, çocuğun serebral palsi hastalığına 2 yaşını doldurmadan yakalandığının da 31.01.2019 rapor tarihli rapor ile ispatlandığını, doğumdan sonra serebral palsi hastalığına yakalandığına dair en ufak bir şüphe söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan raporların Yargıtay denetimine elverişli olduğunun, her ne kadar 22.12.2017 tarihli NST raporu dosyada bulunmasa ve 25.12.2017 tarihli NST raporu da bilirkişi heyetince özellikle değerlendirilmemişse de; hükme esas alınan raporda; ''....SP tanısı doğumdan aylar ya da yıllar sonra konur. Geriye dönüp bu vakaların sebepleri araştırıldığında, fetusun beyin gelişimi monitorize edilemediği için antenatal sebepler belirlenemez.'' şeklinde belirtildiği üzere bu hususların incelenmemiş olmasının eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğinin, şeker yükleme testi konusunda hasta epikrizine ''75 gram OGTT istemiyor'' şeklinde not düşüldüğünün, ayrıca raporda da belirtildiği üzere dosyadaki diğer sonuçlarına göre annede gebelik diyabeti olmadığının ve davacı bebekte meydana gelen durum ile bu testin yapılmamış olması arasında illiyet bağı olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.