"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/372 E., 2025/373 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/1208 E., 2024/414 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı asil ..., davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Hastaneye yanlış tanı ile ikna çabaları neticesinde yatırılarak zorla tedaviye alındığını, haftalarca tecrit edildiğini, ağır ilaç ve tedavilere muhatap olurken ruh halleri bozuk kişiler ile bir arada tutulması neticesi can güvenliği dahi olmayan bir süreç geçirdiğini, nahoş muamelelere maruz kaldığını, bu durumun üzerinde daha da olumsuz etkiler yarattığını, herhangi bir şekilde tedaviden sonuç alınamadığını, daha sonra uzmanlarca yapılan incelemelerde tedavi sürecindeki teşhis ve tanıların hatalı olduğunu öğrendiğini, kendisine her alanda zarar veren ilaçlardan ancak 6 ay sonra kurtulup normal hayatına dönebildiğini, maddi ve manevi yıpranmanın yanı sıra davalı Hastaneye 60-70 bin TL ödemek zorunda kaldığını, konuyla alakalı suç duyurusunda bulunduğunu belirtilerek maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı ve hakdüşürücü süre yönünden itirazlarının olduğunu, yanlış tedavi uygulanmadığını, hastanın tedavisinde gereken tüm özen ve yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiğini, maddi tazminat hakkının doğması için gerekli şartların oluşmadığını, hastanın tanısının Alzheimer ile duygudurum bozukluğu BTA olarak saptandığını, gerekli yükümlülükleri yerine getirdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; ilgili hastane yatışında saptandığı bildirilen bipolar duygudurum bozukluğunun (Tip II) ataklarla seyreden ve aralarda tam düzelme gösteren bir hastalık olduğunun tıbben bilindiği, ayrıca dava konusu Hastane dışında yapılan muayenelerde de kişide bu tanının mevcut olduğunun görüldüğü cihetle ilgili hastane tarafından saptanan bu hastalık sebebiyle kişiye uygulanan psikiyatrik tedavinin (antipsikotik ve duygudurum düzenleyici ilaçlar) tıbben uygun olduğu hususlarının tespit edildiği, buna göre davalının herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece dosyaya kazandırılan Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlediği rapor ile Üniversite Öğretim Üyelerinden alınan bilirkişi raporları hükme esas alınarak, dava dışı doktor tarafından yapılan tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğunun tespit edildiği, meydana gelen neticede dava dışı doktorun kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asil, üç kere kurul önüne bilirkişi raporu için gittiğini, alkol bağımlısı olmadığını, içki içince çok konuşmayıp, küçük yaştaki kadınlara bakmadığını, zengin olması nedeniyle hastaneye zorla yatırıldığını, yanlış tedavi uygulandığını, ücret ödediğini, ağır ilaçlar kullandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yanlış teşhis ve tedavi uygulandığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 17.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda "... Hastanesinde 15.01.2013 tarihinde 64 yaşında 2 aydır yoğun alkol kullanımı davranış değişikliği, (küfür etme, yalan söyleme, şiddet eğilimi) nedeniyle yatırıldığı, daha önce benzer yakınmaları olmayan kişide organik etyolojiler açısından (frontotemporal demans, Alzheimer) araştırılmasının tıbben uygun olduğu, ancak taburculuk sonrası 08.03.2013, 07.05.20 13... .06.2013 tarihlerinde yapılan kontrol muayenelerinde bilişssel durumunu gösterir, muayene, nöropsikolojik test bulunmadığı ve tanının Alzheimer olarak kesinleştiği, bu tanıya yönelik tedavinin devam ettiğinin görüldüğü, ... Nöropsikiyatri Hastanesinde saptandığı bildirilen demans denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında tıbben iyileşen bir hastalık olmadığının bilindiği cihetle, ilgili hastanece saptanan demans tanısının tıbben uygun olmadığı, her ne kadar kişinin kurulumuzda yapılan muayenelerinde aktif psikopatoloji saptanmamış olsa da dava dosyasında tıbbi belgeler incelendiğinde ilgili hastane yatışında saptandığı bildirilen Bipolar Duygudurum Bozukluğunun (Tip II) ataklarla seyreden ve aralarda tam düzelme gösteren bir hastalık olduğunun tıbben bilindiği, ayrıca dava konusu Hastane dışında yapılan muayenelerde de kişide bu tanının mevcut olduğunun görüldüğü cihetle ilgili hastane tarafından saptanan bu hastalık sebebiyle kişiye uygulanan psikiyatrik tedavinin (antipsikotik ve duygudurum düzenleyici ilaçlar) tıbben uygun olduğu" hususlarının tespit edildiği, buna göre davacı hastaya konulan Alzeimer ve Bipolar duygu durum bozukluğu teşhislerinden, Bipolar duygu durum bozukluğuna yönelik tedavinin tıbben uygun olduğu, Alzheimere yönelik olarak ise demans tanısının doğru olmadığı ancak bu durumun araştırılmasının tıbben doğru olduğu, hastanın yapılan muayenelerinde aktif psikopatoloji saptanmadığının anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.