Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1657 E. 2026/257 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1911 E., 2025/285 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/171 E., 2023/265 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ...'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'un 23.10.2017 tarihinde davalı hastanede sezaryenla doğum yaptığını ve doğumun akabinde 03.11.2017 tarihinde gerçekleşen karın ağrısı ve vücutta şişme sıkıntıları ile doğumu yaptıran davalı doktora başvurulduğunu, davalının bir şey yapamayacağını söyleyerek müvekkiline yardımcı olmadığını, bunun üzerine müvekkilinin ... Devlet Hastanesine gittiğini ve müvekkilininin batın bölgesinde sıvı ve gaz birikimi olduğu belirtilerek ameliyat edildiğini, bu ameliyattan sonra müvekkilinin sağlığının daha da kötüleşerek tüm vücudunun şiştiğini, 23.11.2017 tarihinde tekrar yapılan başvuruda dahiliye servisine yönlendirildiğini, ancak buradan da bir sonuç alınamayınca müvekkiline ... Üniversitesi Tıp Fakültesine gitmesinin önerildiğini, ... Üniversitesi Tıp fakültesinde acil ameliyata alındığını ve kolon perforasyonu tanısıyla ameliyat edildiğini, halen hastanede yatarak tedavi gördüğünü ve 3 kez ameliyat olduğunu, kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini ileri sürerek; henüz müvekkilin tedavisinin devam etmesi ve zararın belirsiz olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 23.10.2017 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve müvekkil ... için 150.000,00 TL, ... için 35.000 TL manevi tazminat, ... için 15.000,00 TL manevi tazminat, ... için 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 215.000,00 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. ... Hiz. Tic. A.Ş. vekili; davaya konu edilen olay ve akabinde geliştiği iddia edilen olaylarla alakalı olarak müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararıyla; davacının davalı hastanede davalı Dr. ... tarafından sezaryen doğum yaptırıldığı, ameliyat sonrası meydana gelen iç organ yapışıklıklarının söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özen gösterilerek yapılmasına rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olarak değerlendirildiği, doğum eylemi aşamasında yapılan işlemlerin tıbben uygun olduğu, hastanın sezaryen+tüp ligasyonu ameliyatı sonrası, barsak perforasyonu düşündüren bir klinik durumunun olmadığı, bu nedenler den dolayı tedavide, tedbirsizlik ya da meslekte ihmal gibi bir durum oluşturacak eylemine rastlanılmadığı, davalının eylemi ile meydana gelen donuç arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, herhangi bir ihmalinin veya mesleki hatasının bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde hem maddi hem manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de dava açılırken yalnızca 5.000,00 TL maddi tazminat talebi yönünden harcın yatırıldığı, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak harç yatırılmadığı anlaşıldığından davacı tarafın manevi tazminat talepleri bakımından davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece gerekçeli kararda davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminatın reddine karar verildiği belirtildikten sonra manevi tazminat yönünden harç yatırılmadığından bahisle davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmediği belirtilmekle, Mahkemece manevi tazminat yönünden harç yatırılmadığından dolayı mahkemece yargılama yapıp yapılmadığının anlaşılamadığı ve manevi tazminat davası yönünden hüküm kurulup kurulmadığı ilamda belli olmadığından ve bu yönde gerekçede de çelişki oluşmakla kararın bu yönden davacı tarafın sair istinaf itirazları incelenmeksizin kaldırılması gerektiğinden bahisle, davacılar vekilinin istinaf talebinin değişik gerekçe ile kabulüyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalıların yapmış olduğu tedavide, tedbirsizlik ya da meslekte ihmal gibi bir durum oluşturacak eylemine rastlanılmadığının belirtildiği, davalı doktorun eylemi ile meydana gelen sonuç arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, meydana gelen durumun malpaktis değil komplikasyon olduğu ve hekimin sorululuğunun doğmayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle; davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek Adli Tıp Kurumu gerekse Öğretim üyelerinden oluşturulan heyet bilirkişi raporlarında, ilgili hekimin eylemlerinin genel tıp kurallarına uygun olduğu ve gelişen kolon perforasyonunun bridektomi ameliyatının her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; müvekkilinin ameliyat olmak için bir başvuru yapmadığını, doğum sancılarıyla hastaneye başvurduğunu, söz konusu ameliyatın doktor tarafından gerçekleştirildiğini, tamamen doktor hatası sonucu müvekkilinin mağdur olduğunu, Yargıtay içtihatlarında doktorun en hafif kusurundan bile sorumlu olacağının açıkça ifade edildiğini, davacının ameliyatın sonuçları, sonrasında yaşanabilecek olaylar ile ilgili hiçbir şekilde uyarılmadığını, yakınlarına bilgi verilmediğini, Borçlar Kanunu gereği hastanın, sadece doktor hatası nedeniyle zarara uğrasa da doktoru çalıştıran özel hastanenin adam çalıştıran ve işleten sıfatıyla doktor ile birlikte zarardan sorumlu olduğunu, karara dayanak raporlarda belirtilen ...'ın verdiği savunmanın gerçeklerle örtüşmediğini, ihbar edilene ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığını, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle önceki kararının davalı lehine değiştirilemeyeceğini, davanın esası yönünden tahkikat yapılmadan aleyhe bozma yasağına uyulmaksızın yeni bir karar ile davalı lehine manevi tazminat yönünden vekalet ücreti hükmetmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı davalı özel sağlık kuruluşunun ve davalı doktorun özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu ve raporlarda hastada gelişen durumun kamplikasyon olarak değerlendirilmesi gerektiği ve hastanın tanı, takip ve tedavisinde herhangi bir dikkat ve özen eksikliğinin ve kusurlu tıbbi uygulamasının bulunmadığını tespitlerine yer verildiği, bilirkişi raporlarının ilmi verilere uygun düzenlendiği, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, kaldırma kararının usuli müktesep hak oluşturmayacağı, bu nedenle hükmedilen vekalet ücretinin kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

§