Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1564 E. 2026/256 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1510 E., 2025/220 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2023/174 E., 2024/240 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı ... vekili Avukat ... ile davalı .... San. A.Ş. vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 26.08.2022 tarihli fatura ile... marka aracı 1.540.000,00 TL bedel ile satın aldığını, müvekkilinin dava konusu araç ile 10.12.2022 tarihinde Kocaeli-İzmit İlçesi istikametinde seyir halindeyken anlık dikkatsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre sol tarafta kalan yangın dolabına çarptığını ve aracın sol tarafından darbe alarak hareket edemeyecek şekilde durduğunu, ancak emniyet kemeri takılı olmasına rağmen airbag'in açılmadığını, açılmayan airbag'in aracın gizli ayıplı olduğunu ortaya koyduğunu, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedel iadesi taleplerine davalılardan olumsuz yanıt gelmesi üzerine arabuluculuk müessesine başvurulduğu ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve satıcının, imalatçının ağır kusuru bulunduğunu ileri sürerek; ayıplı otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, imkan olmaması halinde araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren tahakkuk edecek faizi birlikte tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ...San. A.Ş. vekili; aracın hava yastıklarında herhangi bir ayıbın olmadığını, hava yastıklarının çalışma prensipleri gereği yalnızca belirli açıdan gelen darbelerle aktif hale gelebildiğini, araç ivmesinin tam tersi yönünde bir kuvvet meydana gelmedikçe hava yastıklarının çalışmadığını, aksi durumun sürücü ve yolcu güvenliğini olumsuz etkilediğini, davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

2. Davalı .... vekili; araçlarda bulunan hava yastıklarının açılması için belirli bir prosedürün gerçekleşmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ithal edilen tüm araçların tüm dünyada kabul gören güvenlik normlarına göre üretildiği ve gerekli testlerden geçirildikten sonra nihai tüketiciye ulaştırıldığını, hava yastıklarının açılması için aracın belirli açılarla ve belirli bir yükseklikteki bir şiddetle darbe alması gerektiğini, bu iki şartın kümülatif olarak gerçekleşmediği sürece hava yastıklarının açılmayacağını, davacının kaza tarihine kadar araçtan sorunsuz bir şekilde fayda sağladığını, dava konusu araçtaki kazanın tek nedeninin kullanım hatası olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda, araçta üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığına yönelik tespit doğrultusunda davanın sübut bulmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olarak düzenlenen 16/04/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu içeriği ile bu kapsamda yapılan açıklamalarda airbag sensörlerinin bulunduğu bölgelerden darbe almayan aracın, hava yastıklarının açılmasının beklenemeyeceği ve sadece hasar boyutuna bakılarak ayıplı olduğunun söylenemeyeceği hususuna özellikle yapılan vurgu dikkate alındığında, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından satın alınan aracın misli ile değişimi, aksi taktirde ödenen bedelin iadesi net şekilde belirtilerek açılan davada, davalı şirketlerin aracın satış bedeli noktasında düzenlenen faturada yer alan 1.540.000,00 TL için sorumlu olmadıklarının anlaşıldığı ve bu kapsamda açılan davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak, ortak olan red sebebi doğrultusunda davalılar lehine tek olacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; airbag'ların açılmamasının aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, araçtaki ayıbın niteliğinin araştırılması gerektiğini, hava yastığının harekete geçmesi için gerekli koşulların oluştuğu buna rağmen açılmadığını, aracın onarım için bırakıldığını ve yedek parça beklendiği gerekçesiyle bir (1) seneden uzun süre teslim edilmediğini, aracın teslim edilmemesi üzerine servise başvuruda bulunulduğunu, aracın tamiri için kabul edilen yasal sürenin aşıldığını, bu kapsamda müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, araç üzerinden inceleme yapılması gerekirken dosya üzerinden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, somut olayda dava konusu için belirli bir bedel söz konusu olmadığından nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinden kaynaklı ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak araçta ayıp olmadığının tespit edildiği, alınan raporun dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, dava dilekçesindeki talepler ve davaya konu aracın kaza nedeniyle servise teslim edildiği dikkate alındığında yasal tamir süresinin aşıldığına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, aracın fatura bedeli üzerinden davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan tarife esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'ne verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§