Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1281 E. 2026/88 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2879 E., 2024/2509 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/186 E., 2021/53 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz, davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen Asıl ve birleşen davada davacılar ..., ... ve ... vekili Avukat ...'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin 1978 yılından beri kuyumculuk yaptığını, eski bir telkare ustası olduğunu ve sanatında en üst noktaya geldiğini, ancak yaşı ilerleyince yaptığı birikimlerini değerlendirmek üzere, o dönemde kuyumculuk yapan davalı kardeşinin teklifi sonucu 9 kg 24 ayar saf külçe altınını, tanıkların imzası ile ve aralarında tutanak düzenleyerek, işletilmesi ve her ay para verilmesi karşılığında davalıya teslim ettiğini, buna göre her ayın 10.günü aylık 3.000,00 TL bedel ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ve ilk olarak yapılacak fesih bildirimi üzerine altınların iade edileceğinin karşılıklı kabul edildiğini, 2017 tarihine kadar aylık işletme bedellerini ödeyen davalının 2017 Aralık tarihinden itibaren işletme bedelini ödemediğini ileri sürerek; Aralık 2017- Ocak 2019 tarihine dek 14 aylık, aylığı 3.000,00 TL'den 42.000,00 TL işletme bedelinin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile, 9 kg 24 ayar külçe altının aynen iade edilmesine, olmadığı takdirde ödeme günü altın satış kuru üzerinden ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen davada; asıl davadaki taleplerini tekrarla, bu kez aynı sözleşmedeki işletim bedelleri yönünden asıl davadaki işletim bedellerinin talep edildiği sürenin sonrasına isabet eden 2019 yılı Şubat - 2019 Eylül tarihleri arası aylık 3.000,00 TL işletim bedeli üzerinden toplam 24.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizleri toplamı 781,89 TL olmak üzere 24.781,89 TL üzerinden açılan icra takibine haksız itiraz edilmesi sebebiyle, itirazın iptali ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, aradaki akdi ilişkinin inançlı sözleşme olarak nitelendirilemeyeceğini, para ya da para yerine geçen misli bir eşyanın belli bir getiri karşılığında verildiği sözleşmelerin, TBK 386. maddesi uyarınca tüketim ödüncü hükümlerine tabi olduğunu ve buna göre alacağın zamanaşımına uğradığını, muaccel olmayan alacak için sözleşmede yazılı olan önceden haber verilerek istenme koşullarının oluşmadığını, ihtarnamede verilen süreyi takiben açılan iş bu davada alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hukuki ilişkinin, düzenlenen saklama sözleşmeleri, tüketim ödüncü, kira, adi ortaklık, gibi sözleşme türlerinin bir kısım özelliklerini kapsayan karma bir sözleşme niteliği taşıdığı ve atipik sözleşme olduğu, genel dava zamanaşımının dolmadığı, sözleşme kapsamında aylık 3.000,00 TL işletim bedeli ödeneceği kararlaştırılmakla ve davalının savunmasında bu bedeli ödediğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, ödenmediği tarafların kabulünde olmakla, tarafların serbest irade ile imzaladıkları sözleşme kapsamında Aralık 2017 tarihinden, Ocak 2019 tarihine kadar aylık 3.000,00 TL'den toplam 14... .000,00 TL işletme bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, sözleşme kapsamına göre bu sözleşmenin ihtarname tebliğinden sonra davacı tarafça feshedildiği görülmekle, verilen altınlarını aynen iadesinin gerektiği ve bu bağlamda gönderilen ihtarname 26.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davalının kabulünde olduğu üzere teslim edilen altının aynen iade edilmediği ve bedelinin de ödenmediği görülmekle, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava tarihindeki 9 kg 24 ayar altının TL karşılığının 1.986.300,00 TL olduğu, birleşen dava yönünden, asıl davayla ve bu davadan önce gönderilen sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname ile aradaki sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği dikkate alınarak, bu fesih iradesinin karşıya ulaşmasından dolayı birleşen dosyada fesih tarihinden sonrasına ilişkin, feshedilen sözleşmeye dayanarak, hem sözleşme feshedilip, hem de sözleşme ayaktaymışcasına işletim bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle; terditli talepler de dikkate alınarak, öncelikle 9 kilogram külçe altının aynen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, olmadığı takdirde bedeli olarak tespit edilen 1.986.300,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının işletme bedeli olarak talep ettiği 42.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde olan davacının davasını yazılı delillerle ispat ettiği, davalı tarafın istinaf nedenlerini ispat edemediği, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun ve yerinde bulunduğu gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili; Mahkemece bedel yönünden hüküm kurulurken altının ödeme günündeki satış kuru üzerinden bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde müvekkilinin mağduriyetine neden olacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, uyuşmazlığın ticari iş olduğunu, dava ticari niyelikte olduğundan arabulucuya gidilmeden dava açıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin ödünç sözleşmesi olduğunu, usulüne uygun süre verilmeden talepte bulunulamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkiline külçe altın verilmediğini, davacının anılan tarihte bu kadar altını elinde bulundurmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkiline faiz karşılığı para verdiğini, ancak bu paranın sözleşmeye altın olarak yazılmasını istediğini, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken resmi verilere göre hesaplama yapılması gerekirken muhtelif internet sitelerinden yapılan incelemeler baz alınarak hesaplama yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada sözleşmeden kaynaklı alacak, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.

1.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacının talebi davaya konu altınların aynen iadesi, olmadığı takdirde ödeme günündeki bedelinin tahsiline ilişkin olup, aynen iadeye karar verildiğinde aynen iadenin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereğince işlem yapılacağının tabii bulunmasına ve bu nedenle terditli olan ikinci talepte davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacının aynen iade talebi gözetilerek altınların aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (A-1) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "9 kilogram 24 ayar külçe altının aynen davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya idesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§