Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1239 E. 2026/83 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1168 E., 2025/176 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/52 E., 2024/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, kardeşi olan davalıya farklı tarihlerde 70.000,00 TL, 106.820 USD ve 23.416 Euro ödünç verdiğini, bu hususun banka dekontları ve taraflar arasındaki ... yazışmaları ile de sabit olduğunu, borcun bir kısmının değişik zamanlarda davalı tarafından ödendiğini, ancak 64.000 USD ve 23.416 Euro'nun halen ödenmediğini, borcun ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 64.000 USD’nin ve 23.416 Euro’nun temerrüt tarihi olan 06.07.2017’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, delil olarak dayanılan dekontlarda bir açıklamanın bulunmadığını, havalenin borç ödeme vasıtası olup gönderilen paraların müvekkilinin davacıdan alacağına karşılık gönderildiğini, davacı tarafça dayanılan ... yazışmalarını kabul etmediklerini, müvekkilinin bu şekilde bir yazışma yapmadığını, davacının gönderdiği ihtarlarda alacak miktarını farklı belirttiğini, tarafların daha önce aynı şirkete ortak olduklarını, davacının şirket ortaklığından ayrılırken diğer şirket ortağına verdiği yazıda müvekkiline 113.682 USD borcunu ikrar ettiğini, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra satılan ekipman ve malzemeler nedeniyle müvekkilinin hissesine düşen 66.128 USD'nin davacı uhdesinde kaldığını, müvekkilinin çeşitli tarihlerde banka havalesi yoluyla da davacıya borç verdiğini, müvekkilinin toplam 253.803 USD alacağına karşılık davacı tarafça dosyaya sunulan havale makbuzları ile yapılan ödemeler toplamının 151.036 USD olduğunu, müvekkilinin halen 102.767USD alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın, davalıya gönderdiği banka havalelerinde dekont açıklaması bulunmadığı, dosyaya sunulan ... mobil cep telefonu uygulamasına ilişkin ekran görüntülerinin ise davalı tarafından kabul edilmediği, taraflarca doğrulanmayan ekran görüntülerinden ibaret kayıtların teyide muhtaç olduğundan yazılı delil başlangıcı mahiyetinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, yine tarafların kardeş olması nedeniyle dinlenen tanıkların beyanlarının ise, taraflar arasındaki borç ilişkisi ve borcun miktarı konusunda somut bilgiler barındırmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; banka dekontlarında gönderilen havalelerin borç olarak gönderildiğine ilişkin açıklama bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı ve davalı tarafça kabul edilmeyen mesajlar ile davalının el yazısı beyanları bir an için davalı ile davacı arasında yapılmış kabul edilse dahi, içeriğinde davalının ikrar niteliğinde beyanı bulunmadığından, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, dinlenen davacı tanığı ...'un beyanlarının duyuma dayalı olması, diğer davacı tanığının ise görgüye dayalı olarak 123.000 USD civarı borcun bankadan gönderildiğini belirttiği, ancak bu miktar üzerinden davalıya gönderilen bir havalenin bulunmadığı, dolayısıyla davacı tanıklarının beyanları ile de iddianın ispat edilemediği, davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, banka dekontlarının resmi delil olduğunu, tanıkların borç ilişkisini kanıtladığını, ... kayıtlarında borcun ikrar edildiğini, el yazılı beyanı olduğunu, davalının kendisine borç vermediğini, verildiği iddia edilen paraların eski dönemlere ait olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ödünç olarak verildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle banka dekontlarında ödünç para verildiğine ilişkin açıklama bulunmamasına, tanıkların borcun miktarı ve türü konusunda bilgi sahibi olmadıklarına, davacının yemin deliline dayanamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§