"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/476 E., 2020/487 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ... vekili olarak diğer davalılar ... ve Denizbank A.Ş'ye karşı açılan Konya 1. Aile Mahkemesinin 2013/276 E. ve 2013/384 E. sayılı dosyalarını takip ettiğini, davalar devam ederken davalıların davacıya bilgi vermeksizin davalardan feragat ettiklerini, her üç davalının da vekalet ücretinin ödenmesinden Avukatlık Kanunu'nun 165 inci maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek; iki dosya bakımından vekalet ücretinin tespiti ile tespit edilecek alacaktan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin feragat tarihi olan 22.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; bilahare talebini 23.10.2014 tarihinde ıslah suretiyle 56.065,00 TL'ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı Banka vekili; davacının bankaya avukatlık hizmeti ifa etmediğini, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacı avukat ile müvekkilinin vekalet ilişkisinin halen devam ettiğini, bahsi geçen dosyalar için davacıya 12.000,00 TL ödeme yaptığını, davaların feragat ile sonuçlandırılmasında davacının da bilgisi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2014 tarihli ve 2013/730 E., 2014/704 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 56.065,00 TL'nin (41.320,00 TL'sinden davalı ..., 14.745,00 TL'sinden ise davalılar ... ve Denizbank A.Ş. sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.11.2016 tarihli ve 2015/10801 E., 2016/21839 K. sayılı ilamıyla; davalının tüm davacının sair temyiz itirazları reddedilerek, "...Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davacının vekil olarak takip ettiği dava, davalıların anlaşması üzerine feragatle sonuçlanmış olup, davacının hak etmiş olduğu vekalet ücretinden, müvekkilin avukata ödemesi gereken ve hasma tahmili gereken ayrımı yapılmaksızın, davalıların müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir. mahkemece, davalının hak etmiş olduğu vekalet ücretinin tamamından davalıların müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 29.03.2018 tarihli ve 2018/66 E., 2018/469 K. sayılı davanın kabulüne; 56.065,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin kararına karşı, süresi içinde davalı .... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairenin 04.06.2020 tarihli ve 2018/3453 E., 2020/4221 K. sayılı ilamıyla; ".... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından 05.10.2018 tarihinde 2017/6 esas 2018/9 karar sayılı ilamla .... Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen "ücret dolasıyla müteselsil sorumluluk" hallerinden olan "sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde" karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken "akdi vekalet ücretinin" dahil olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde karar verilmiş olup, somut olaya ilişkin anılan İçtihadı Birleştirme Kararına göre, davalı ....’nin davacının hak ettiği akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anlatılan İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı ...’nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, somut olaya ilişkin anılan içtihadı birleştirme kararına göre, davalı ...’nin davacının hak ettiği akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının kabulü gerekeceği, Mahkemenin 29.03.2018 tarihli davanın kabulü yönündeki hükmün ... ve ... tarafından temyiz edilmeyerek onlar yönünden kesinleştiği, ancak Denizbank yönünden verilen kararın Yargıtay bozma ilamına konu olduğu, davalı ...'ın 1. Aile Mahkemesinin 2013/276 Esas, 2013/848 Karar sayılı dosyasında ana davasında davalı konumda bulunmadığı, ancak aynı mahkemenin birleştirilen 2013/384 Esas, 2013/429 Karar sayılı dosyasında davalı konumda bulunduğu, ek bilirkişi raporuna göre bu dosya nedeniyle davacının davalı .... (davalılar ... ve ...'dan) isteyebileceği miktarın 13.425,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kesinleşen bölümleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve Denizbank yönünden davanın kısmen kabulüne, 13.425,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak (önceki günlü kesinleşen hüküm gereğince diğer davalılar Asuman ve Murat'ın bu bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; kazanılmış bir hak söz konusu olduğunu, davalı ...'nin de diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava açıldığı tarihte haklı durumda olup yargılama sırasında yürürlüğe giren içtihadı birleştirme kararı sonucu haksız duruma düşmesi nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davalı ...'ın davalı banka ile yaptığı herhangi bir anlaşmasının olmadığını, Avukatlık Kanunu'nun 165 inci maddesi uyarınca anlaşmanın tarafları sorumlu tutulmuşken anlaşma dışı müvekkilin vekalet ücretinden sorumlu olmasının doğru olmadığını, Mahkemece müvekkil bankanın feragat anlaşmasının tarafıymış gibi vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının haksız olduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet ücret alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK
2. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK
3. 05.10.2018 tarihli ve 6 /9 sayılı YİBK
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin taraflarca ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı ve özellikle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Eldeki davada; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre davalı .... yönünden akdi vekalet ücretini de talep etmekte haklıdır. Ancak yargılama sırasında Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05.10.2018 tarihli ve 2017/6 Esas 2018/9 Karar sayılı kararıyla, sözleşmenin tarafı olmayan kişinin akdi vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı yönünde verilen karar uyarınca davalı ...Ş.'nin akdi vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden akdi vekalet ücretinin reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte, reddedilen tutar üzerinden davalı .... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve ayrıca yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılması gerekirken kısmen kabul-kısmen ret hükümüne göre oranlanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 üncü bendinde yer alan “Davalı ...'de kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 6.343,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,” ibaresinin hükümden çıkartılmasına,
3. Davacı vekilinin yargılama masraflarına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 inci bendinde yer alan "Davacı tarafından bozmadan sonra yapılan 60,00 TL posta tebligat giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 14,40 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Davacı tarafından bozmadan sonra yapılan 60,00 TL posta tebligat giderinin davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 6 ncı bendinde yer alan "Davalı .... tarafından bozmadan sonra yapılan 78,35 TL posta tebligat gideri, 176,60 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 59,10 TL tehiri icra karar harcı olmak üzere toplam 314,05 TL yargılama giderinden davanın reddi oranında hesaplanan 239,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Davalı ... tarafından bozmadan sonra yapılan 78,35 TL posta tebligat gideri, 176,60 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 59,10 TL tehiri icra karar harcı olmak üzere toplam 314,05 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.