Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2023/3939 E. 2024/3517 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1423 E., 2023/430 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

SAYISI : 2020/206 E., 2021/5 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı hakkında daha önce 25.07.2012 tarihinde açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000,00 TL alacak bedelinin tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin alacağının bilirkişi raporu ile 975.408,10 TL olarak belirlendiğini, davanın kabulüne karar verilerek, kararın tüm yargısal denetimlerden geçerek kesinleştiğini, yargılamada toplam alacağın belirlenmiş olması ve hüküm ile birlikte fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması nedeniyle, fazlaya ilişkin alacak haklarının tahsili amacıyla ek dava açtıklarını ileri sürerek toplam 967.408,10 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının, malzemeleri teslim ettiğini ispatlayamadığını, talep edilen faizin hukuka uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından, davalı kurumun bağlı olduğu hastaneye tıbbi malzeme sattığını ancak bedelinin ödenmediğini beyanla, Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/999 Esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 8,000,00 TL alacağın tahsili istemiyle dava açtığını, yargılama sonunda, 14.01.2015 tarihli ilamla, davanın kabulü ile 975.408,10 TL alacağın, taleple bağlı kalınarak 8.000 TL kısmının tahsiline karar verildiği, temyiz incelemesi sonucunda kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiğini, alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taraflar arasında alacağı muaccel hale getirecek türde bir ihtar, ihbar yapılmamış olduğundan, zamanaşımı başlangıç tarihinin ilk kısmi davanın açıldığı 25.07.2012 tarihli olduğu, bu tarih dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 967.408,10 TL alacağın 25.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, Cizre Devlet Hastanesinin ihale yapmaksızın malzeme dahi alamayacağını, davacının hasteneye satış yaptığını ispatlamayadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kısmi davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil oluşturduğu, kısmi dava sırasında alınan bilirkişi raporu ile davacı alacağının 975.408,10 TL olarak belirlenmiş olması ve davalı tarafın rapora itirazlarının ve temyiz aşamasındaki bilirkişi raporuna ve alacak miktarına yönelik temyiz sebeplerinin Yargıtayca reddedilmiş olması karşısında kısmi davada tespit edilen alacak miktarının artık tarafları bağlayıcı hale gelmiş bulunduğunu, hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 209 unce ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davanın kesinleşen karar ile hüküm altına alınan miktar dışında kalan bedele ilişkin olduğu, kısmi davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunda davacının toplam alacağının belirlendiği ve kesin delil mahiyetinde olduğu, alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı ayrıca ... Medikal Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına dava açıldığı ve adı geçen şirket davacı sıfatına sahip olduğu halde karar başlığında şirket temsilcisinin davacı olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§