"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/195 E., 2023/912 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/873 E., 2021/873 K.
Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Asıl ve karşı dava birbirinden bağımsız davalardandır. Asıl davada hüküm altına alınan temyize konu edilen miktar 231.826,88 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; asıl davaya ilişkin olarak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı davaya ilişkin olarak davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının kendi adı ile mühendis/müteahhit olarak aldığı bir takım resmi kurum ihale işlerinin yapımında davacı şirketten malzeme temini sağladığını, bazı işlerin alt yüklenici olarak yapıldığını ve bir miktar paranın da davalıya borç olarak verildiğini, bu kapsamda davalı tarafa faturalar düzenlendiğini, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında 4 adet iş ortaklığı sözleşmesi ve 7 adet fatura düzenlendiğini, bu faturalardan üçünün alt yüklenici olarak yaptığı işlerden doğan alacaklara, diğerlerinin ise yaptırdığı ya da teminini sağlattığı malzeme kalemlerinden doğan alacaklara ilişkin olduğunu, fatura toplamı 3.659.361,69 TL olup ayrıca 542.500,00 TL de cari hesaba mahsuben borç olarak verildiğini, böylece alacağının 4.201.861,69 TL olduğunu ancak davalı tarafından toplam 3.868.886,97 TL ödeme yapıldığını, davalının 332.974,72 TL borcunun kaldığını, müvekkili tarafından bu borcun ödenmesi için 19.07.2018 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek; 332.974,72 TL'nin 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın adi ortaklıktan kaynaklanması nedeniyle alacak yerine tasfiye davası açılması gerektiğini, tasfiye davasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında kar/zarar ortaklığı olarak girilen işlerden dolayı verilen malzeme ve buna bağlı olarak yapılan işler bulunduğunu, 6 işle alakalı olarak adi ortaklık altında iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, bu işlerin sonucunda 861.407,30 TL zarar edildiğini, bu zarar içerisine dava konusu 332.974,72 TL'nin de dahil olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise; karşı davalının alt taşeron ... şirketi sahibi ...'dan ortaklık adına 360.000,00 TL bedelli senet aldığını, senetleri uhdesinde tuttuğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ortaklığın uğradığı zarardan dolayı şimdilik 50.000,00 TL ve Boreas sahibi ...'dan alınan senetlerden dolayı da ortaklık payı olarak lehine düşecek miktardan şimdilik 50.000,00 TL'nin 30.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 21.05.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, 231.826,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı dava konusu bonoların karşı davalı ile ilgisinin bulunmadığı, zarar olgusunun ve davalının kusurunun kanıtlamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı/karşı davada davalı vekili; taraflar arasında adi ortaklık olmadığını, tarafların muhasebe kayıtlarının ayrı tutulduğunu, adi ortaklığın varlığına delil olabilecek vergi kaydı bulunmadığını, adi ortaklık adına düzenlenecek/düzenlenmiş fatura, ayrı bir banka hesabı, tasdik edilmiş ticari defter, adi ortaklık adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal bulunmadığını, adi ortaklık kapsamında üçüncü kişilerden alacak veya üçüncü kişilere borçlarının olmadığını, açılan davanın ticari ve yasal belgelere dayalı bir alacak davası olduğunu, davalı taraftan alacağının 332.974,72 TL olduğunu, faizin ihtarname tarihinde başlatılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı/karşı davada davacı vekili; adi ortaklığın tasfiyesi davası açılması gerektiğini, davacının ıslah talebi olmadan ticari işlerden dolayı açılan davada Mahkemenin kendiliğinden davanın nevini değiştiremeyeceğini, ticari ilişkiden dolayı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece adi ortaklığın tasfiyesi davası olarak davayı kabul edilip hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, adi ortaklığın tasfiyesinde uyulması gereken hususların uygulanmadığını, taraflar arasında kar/zarar ortaklığı olarak girilen işlerden dolayı verilen malzemeler ve buna bağlı olarak yapılan işler bulunduğunu, müvekkilinin kendi adına almış olduğu bir takım işler konusunda davacı yan ile kar/ zarar ortaklığı yaptığını, 6 işle alakalı olarak adi ortaklık altında tüm harcamalar, yasal ödemeler, malzeme ödemeleri, işçilik ödemeleri, vergi, harç, SGK borçları vs bu işlerle bağlantılı tüm yasal giderler ile iş sonunda meydana gelecek ticari kar ve zararda ortak hareket edilerek %50 oranında taraflar arasında pay edileceği hususunda taraflar arasında iş ortaklığı sözleşmeleri yapıldığını, bunlara ilişkin yazılı adi ortaklık sözleşmeleri sunulduğunu, yazılı olmayan ancak fiilen ortak olarak yapılan ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığı işinin davaya dahil edilmediğini, bu işlerin sonucunda toplam 861.407,30 TL zarar meydana geldiğini, bu zarar içerisinde talep edilen 332.974,72 TL'lik fatura bedelinin de bulunduğunu, müvekkilin davacıdan alacağı olmasına rağmen davacı yanın alacak davası açtığını, Akyurt Belediyesi Seyit Burhanettin Camii ikmal inşaatının elektrik tesisatı alt yüklenicisi olan ... San. Tic. Ltd. Şti. iş yapamaz durumda olduğundan ve işleri yerine getiremediğinden bu inşaat şirketi sahibi ...'dan davacının toplam 360.000,00TL tutarında 7 adet senet aldığını, bu senetlerin de adi ortaklığa dahil edilmesi gerektiğini, davacının senet borçlusu ile adi ortaklığın işlerinden başkaca bir ilişkisi bulunmadığı hususunun Mahkemece dikkate alınmadığını, senet borçlusunu dinletme talebinin de reddedildiğini, bu senetler ortaklığın zararına karşılık olarak alt taşeron tarafından verildiği halde davacının bu senetleri uhdesinde tuttuğunu belirttiğini, karşı dava yönünden ise; adi ortaklıktan toplam 861.407,30 TL zarar meydana geldiğini, davalının alt taşeron olan ... şirketi sahibi ...’dan ortaklık adına 360.000,00 TL tutarında senet aldığını, bu senetleri art niyetli olarak uhdesinde tuttuğunu, bu senetlerin de adi ortaklığa dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediğini, senetleri veren borçlunun dinlenmesini talep ettikleri halde bu konuda işlem yapılmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece adi ortaklığın mal varlığının bulunmadığı tespit edildikten sonra bilirkişi raporu uyarınca asıl davada alacağın tespit dildiği, davacı taraftan ihtarnamenin tebliğ belgesi sunulmadığından temerrütün oluşmadığı ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı/karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/karşı davada davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada, adi ortaklık sözleşmesi kapsamında ödenmediği ileri sürülen bakiye alacağın tahsili, karşı davada ortaklığın uğradığı zararın ve dava dışı üçüncü kişiden alınan senetlerden dolayı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçenin, adi ortaklığa ilişkin olduğu belirtilen senetlerin karşı davalı ile ilgisinin bulunmamasına, adi ortaklığın zarar ettiğinin ispatlanamamasına göre, karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davaya yönelik davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
2. Karşı dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,12.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.