"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tespit ve genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının İvedik OSB'de kurulu olan dava dışı S.S. Gökkardeşler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin ortağı olduğunu, bu Kooperatifte davalı ... Bölgesinin hissesinin bulunduğunu, davalının yönetim kurulu başkanlığını yapan kişi ile beraberindeki kişiler hakkında Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/273 E., 2018/880 K. sayılı ilamı ile davalı OSB'ye ait 4 farklı arazinin satış ve tahsis işlemi yönünden görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davalı OSB'nin 3194 sayılı İmar Kanunu, 4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine aykırı olarak 1/1000 ve 1/5000 ölçekli revizyon imar planı ile Yenimahalle İlçesi İvedik Mahallesinde bulunan imarın 63183 ada 3 parselini "Parkdan İhdas" etmek suretiyle aynı ada A parseli ile birleştirip ve yine aynı ada 1.121 metrekarelik C parseli ise yola terk ederek 25.320 metrekare yüzölçümündeki 63183 ada 3 nolu parseli "hizmet destek alanı" olarak oluşturduğunu, bu parselin kendisi de dahil tüm OSB katılımcılarının hak sahibi olduğu parsellerden katkı sağlanmak suretiyle oluşturulduğunu, davaya konu bu parselin Yönetim Kurulunun 04.07.2017 tarihli satış kararına dayanılarak 28.07.2017 tarihinde tapuya tescil ettirilip, 03.11.2017 tarihinde davalı S.S. Ankara Oto Galericileri Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine satıldığının öğrenildiğini, davalı OSB yönetimi tarafından yasal mevzuata aykırı olarak tahsis ve satış işlemi yapıldığını, davalı Bakanlık tarafından da denetim görevinin yerine getirilmediğini ileri sürerek; 63183 ada 3 parselle ilgili işlemler yönünden 4562 sayılı OSB Kanunu'nun 18 inci maddesine göre "yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti” ile bu tespitin bir sonucu olarak 63183 ada 3 parselin davalı kooperatife tahsis ve satışının onaylanmasına dair 17.02.2018 tarihli OSB genel kurul kararının ve OSB organlarınca verilen inşaat ruhsatının iptalini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili; Organize Sanayi Bölgesi Uygulama Yönetmeliği'nin 22 nci maddesine göre açılan genel kurul kararının iptali davasının süresinde olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu'nun (4562 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin beşinci fıkrasında mahkemece tespiti yapılacak hususların sınırlı bir şekilde belirtildiğini, açılan davadaki davacı talebinin bu düzenlemelere uygun olmadığını, yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Müdürlüğü vekili; davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, genel kurul kararının iptaline karar verilmesi istenmiş ise de hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının genel kurul kararının iptali davasını açma hakkının olmadığını, destek hizmet alanlarında davacının iddia ettiği gibi üretim zorunluluğunun olmadığını, spekülatif amaçlı işlemler yapılmadığını, söz konusu parselin tahsis ve satışına dair tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu, yapılan işleme ilişkin kararın oy birliği ile alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı Kooperatif; davanın süresinde açılmadığını, davacının bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, ayrıca davalı tarafından mevzuata uygun şekilde proje oluşturulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından 4562 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine göre yasalara aykırılığın tespiti ile taşınmazın davalı kooperatife tahsis ve satışının onaylanmasına dair genel kurul kararının ve verilen inşaat ruhsatının iptali yönünde işbu dava açılmış ise de; hangi hususlarda yasaklara aykırılığın mahkemece tespitinin isteneceği ilgili yasa maddesinde belirtildiği, davacının ileri sürdüğü hususlar bu aykırılıklardan olmadığından bu talep ile ilgili davanın esastan reddinin gerektiği, ilgili Yönetmelik maddesinde kimlerin genel kurul kararının iptalini isteyebileceği belirtildiği, davacı katılımcı, yönetici ve denetçi olmadığından genel kurulda alınan kararın iptali ile ilgili açtığı davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu 63183 ada 3 parselin, OSB Yönetmeliği'ne aykırı şekilde satıldığının ve kullanıldığının sabit olduğunu, 4562 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin hatalı değerlendirildiğini, hizmet destek alanı olarak ayrılan yerlerin ancak OSB katılımcılarının ihtiyaçlarına yönelik ticaret amaçlı kullanılabileceği dava konusu taşınmazın OSB katılımcılarının ihtiyaçlarından bağımsız ve büyük bir ticari rant alanı olarak kullanıldığını, Bakanlığın aykırılıkların tespiti istekli girişimlere sessiz kaldığı gibi denetim mekanizmalarını da çalıştırmadığını ve 4562 sayılı Kanun'un amacına aykırı spekülatif faaliyetlere başlandığını, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 70 inci maddesinde, hizmet ve destek alanlarının katılımcı ve kiracılara yönelik olarak ticaret amaçlı kullanılabileceğinin belirtildiğini, davacının işbu davayı açmakta husumet ehliyetinin bulunduğunu, davalı OSB’nin, S.S. Gökkardeşler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin birçok hissesini satın almış olup hakim ortağı olduğu için OSB'nin kendi kararına ve işlemlerine karşı dava açmasının beklenemeyeceğini, davacının ilgili Kooperatif ortaklığı sıfatıyla katılımcı olarak dava açma yetkisi bulunduğunu, davalı OSB’nin anılan kooperatifte ferdileşme işlemlerine engel olması nedeniyle ferdileşmenin yapılamadığını, bu şekilde davacının dava açma ehliyetini elde etmesini engelleyeceğinin sabit olduğunu, diğer yandan davacının şahsi malvarlığı dolayısıyla OSB kapsamındaki hak sahibi olduğu arazilere ilişkin tapu kayıtlarının mübrez olduğunu, ayrıca Yenimahalle Tapu Sicil Müdürlüğünden celbini talep ettiklerini, ilgili kayıtlar celp edildiğinde, dava konusu edilen işlemlere konu olan 63183 ada 3 parselin yakın çevresinde olduğunun anlaşılacağını, ancak Mahkemece kayıtlar celp edilmediğinden inceleme de yapılmadığını, davalı OSB tarafından varoluş amacına hizmet etmeksizin, tamamen ticari rant amaçlı olarak dava konusu taşınmazın satışı verilerek davacı ... diğer tüm katılımcıların zararlandırıldığını, 4562 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine göre katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsaların hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamayacağını, oysa oto galericiliğinin sanayii faaliyetleri arasında yer almayan ve üretime yönelik faaliyeti bulunmayan bir iş kolu olduğunu, gerek davalı Kooperatifin ticari defter ve kayıtlarının, gerekse davalı OSB'nin resmi kayıtlarının incelenmesi ve 63183 ada 3 parselin satışından OSB'ye geçen miktarın bilirkişi tarafından tespiti gerekirken Mahkemece inceleme yaptırılmaksızın hüküm kurulduğunu, spekülasyonuna göz yumulan kooperatifin İvedik OSB'de bile kurulu olmadığını, dava konusu taşınmazın satış-tahsis işlemini yapan OSB yetkilileri hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan kesinleşmiş hüküm bulunduğunu, satış-tahsis işlemi görevden uzaklaştırılması gereken kişilerce yapılmış olup, yetkisiz kişilerin yaptığı işlemin hukuk düzeninde korunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, park alanı olarak ayrılmış olan dava konusu parselin parktan ihdas edilerek komşu parsel ile birleştirilip hizmet destek alanı olarak oluşturulmak suretiyle davalı Kooperatife devrinde rant sağlama amacı güdüldüğünü ve anılan işlemin spekülatif işlem olduğunu ileri sürdüğü ve bu durumun OSB mevzuatına ve OSB mevzuatındaki eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu belirterek bu aykırılığın mahkemece tespitini istediği, belirtilen kanun hükmü uyarınca, arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması halinde spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devri halinde OSB ya da bu satışlardan zarar görenler tarafından dava açılarak yasaklara aykırılığın tespitinin mahkemeden istenebileceği, diğer bir deyişle tahsisi veya satışı yapılan arsaların, Kanunun aradığı şartlar gerçekleşmeden spekülatif amaçlı veya muvazaalı olarak üçüncü gerçek ve tüzel kişilere mülkiyet veya tahsis hakkının devrinin yapıldığı iddiasıyla bu davanın açılabileceği, somut uyuşmazlıkta; Oto Galericileri Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi olan davalı tarafından "otokent projesi" olarak bilinen proje kapsamında oto galerisi olarak kullanılacak yapıların inşası amacıyla davaya konu parselin satın alındığı, tanımından da anlaşılacağı üzere hizmet ve destek alanlarında küçük imalat ve tamirat, eğitim ve sağlık sektörleri yanında ticaret sektöründe de faaliyet gösterilebileceği, Kanun'un amacının; tahsis veya satışı yapılan OSB parselinin; herhangi bir yatırım, proje vs yapılmaksızın OSB'den arsa haliyle alınan fiyatının üzerinde bir fiyatla satılarak kar elde etme aracı haline getirilmesinin ve bu suretle spekülatif satış yapılmasının önüne geçmek, yasağa aykırılığın tespiti halinde ise arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı şeklinde ağır bir yaptırıma tabi tutmak olduğu, bizzat davacı tarafından davaya konu parsel üzerinde otokent projesinin uygulamaya sokularak davalı kooperatifin amacıyla özdeş hafriyat ve inşaat faaliyetlerine başlanıldığının belirtildiği, Mahkemece de benimsendiği üzere anılan yasal düzenleme ve davacının talebi gözetildiğinde tespit isteminin kanunda yazılı hususları içermediği ve yasal koşulların oluşmadığı, davacının genel kurul kararının ve verilen inşaat ruhsatının iptaline yönelik istemine gelince; davacı OSB katılımcısı olan İvedik Organize Sanayi Bölgesinde Kurulu Gökkardeşler Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin ortağı olup Yönetmelik maddesinde belirtilen katılımcı, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olmadığından, ilgili yönetmelik maddesi gereğince dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4562 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine göre yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti ile taşınmazın davalı kooperatife tahsis ve satışına ilişkin kararların ve verilen inşaat ruhsatının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4562 sayılı Kanun'un "Arsa tahsisleri" başlıklı 18 inci maddesinde; "...Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu arsalar katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir. Arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması hâlinde, borcu ödenmeden ve tesis üretime geçmeden arsanın satışını ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir.
Ancak arsa tahsisi yapılan firmanın tasfiyesi hâlinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir.
Bu husustaki yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti hâlinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır." hükmü düzenlenmiştir.
2. 18.11.2015 tarihli Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik İle Değişik 22.08.2009 tarihli Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin "Genel kurul kararlarının iptali" başlıklı 34 üncü maddesi; "(1) Aşağıda yazılı kişiler, kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü ve ana sözleşmede belirtilen hususlar ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantı tarihinden itibaren üç ay içinde, OSB’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir
a) Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak durumu tutanağa geçirten, oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden katılımcılar,
b) Yönetim kurulu,
c) Kararların yerine getirilmesi yönetim veya denetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirdiği takdirde, bunların her biri.
(2) Genel kurul kararına karşı iptal davası açıldığı hususu ve duruşmanın yapılacağı gün, yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur.
(3) Genel kurul kararının iptali, bütün katılımcılar için hüküm ifade eder. İptal kararının kesinleşmesi halinde, bu husustaki ilam, Bölge Müdürlüğünde 5 gün süreyle ilan edilir ve askı süresinin sonunda Bakanlığa gönderilir. " şeklindedir.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, özellikle yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve davacının talebi gözetildiğinde; tespit isteminin yasal koşullarının oluşmadığının ve davacının ilgili yönetmelik maddesi gereğince genel kurul kararının iptali yönünden dava açma hakkının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.