"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/821 E., 2021/355 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2020/174 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5271 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4, 62, 53... /9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2022/30102 esas, 2025/18690 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2025 tarihli ve KD - 2025/122943 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Dairemizin 25.06.2025 tarihli ve 2022/30102 esas, 2025/18690 karar sayılı kararı ile onanan, temyiz incelemesine esas ilk derece mahkemesi olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarih ve 2019/143 esas, 2020/174 karar sayılı kararının, "oluş, kabul ve gerekçe" bölümünde "...Bu nedenlerle sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi uyarınca asgari hadden cezalandırılmasına ve işlenen suçun 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı terörle mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca verilen cezanın 1/2 oranında arttırılma gidilmesine, sanığın 5 kişi ile ilgili isim verdiği ancak verdiği isimlerin iki tanesinin yurt dışında firari durumda olduğu, üç kişinin ise hakkında ifadesi öncesinde yasal soruşturmasının ve kovuşturmasının olduğunun anlaşıldığı, askeri mahrem yapılanmada yer aldığı anlaşılmakla birlikte özellikle tanık beyanlarında bahsedilen devraldığı abiye ve mahrem kişiye karşı ve bağlantısındaki üst kişilere dair detaylı ifadelerde bulunmadığı, aynı zamanda uzun süre Amerika'da kalması nedeniyle örgüt içerisinde kaldığı süre, bağlantıları dikkate alındığında hayatın olağan akışı içerisinde daha çok kişi ile ilgili bilgi vermesi gerektiği, bazı bilgileri sakladığının değerlendirildiği, verdiği bilgilerin mahiyeti, sağladığı fayda dikkate alınarak TCK'nın 221/4. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak sanığın cezasından Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmasına, sanık hakkında başkaca yasal ve takdiri artırım ya da indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına..." şeklinde temel ceza miktarının alt sınırdan belirlendiğine yer verildiği halde "hüküm fıkrası" bölümünde; "1-... ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince, sanığın askeri mahrem yapılanmada abi statüsünda görev aldığı, askeri öğrencilerle ilgilendiği, sohbet yaptığı, örgüte ait talimatları örgüt üyelerine aktarmasına aracılık yaptığı, sıfatı, konumu, örgüte sağladığı fayda ve beyanlarında da kabul ettiği üzere uzun süre örgüt içerisinde yer alması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren cezanın yasal alt sınırından ayrılıp teşdid uygulanması ile sanığın takdiren 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ..." şeklinde ceza tayin edilerek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu ve çelişkinin giderilmesi için Dairemiz kararına karşı sanık ... lehine olmak üzere 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmasına ilişkindir
II. GEREKÇE
1. İlk derece mahkemesinin, " "oluş, kabul ve gerekçe" bölümünde "... Bu nedenlerle sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi uyarınca asgari hadden cezalandırılmasına" şeklinde temel ceza miktarının alt sınırdan belirlendiğine yer verildiği halde "hüküm fıkrası" bölümünde; " ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi gereğince, sanığın askeri mahrem yapılanmada abi statüsünda görev aldığı, askeri öğrencilerle ilgilendiği, sohbet yaptığı, örgüte ait talimatları örgüt üyelerine aktarmasına aracılık yaptığı, sıfatı, konumu, örgüte sağladığı fayda ve beyanlarında da kabul ettiği üzere uzun süre örgüt içerisinde yer alması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren cezanın yasal alt sınırından ayrılıp teşdid uygulanması ile sanığın takdiren 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ..."şeklindeki kararda, kendi içerisinde çelişkili gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK'nın 34... uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Sanığın, dosyaya sunmuş olduğu ek etkin pişmanlık dilekçesi ile bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinde belirlenen oranın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2022/30102 esas, 2025/18690 karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK.'nın 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, itiraznameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.