"İçtihat Metni"
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli, 2019/159 esas, 2019/545 sayılı kararı
TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME
KARARI : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli, 2020/118 esas, 2021/378 sayılı kararı
TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince
verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.06.2025 tarih, 2022/30182 esas, 2025/17571 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2025 tarihli ve 3 - 2021/50934 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.09.2025 tarihli ve 3 - 2021/86316 sayılı yazısında:
"Çocuk uzmanı doktor olarak görev yapan sanığın 2013-2014 yıllarında örgüte müzahir ... Hizmetleri Ltd. Şti.'de çalışma kaydı olduğu, örgüte müzahir ... örgütün 1. çağrısından sonra 17.02.2014 tarihinde 10.500,37 USD katılım hesabı açma, örgütün 2. çağrısından sonra 04.09.2014 tarihinde 18.000 USD katılım hesabı açma, örgütün 3. çağrısından sonra 19.02.2015 tarihinde 3.500 TL para yatırma işlemleri bulunduğu, tanık ...'ın beyanında; "Sanık ...'i 2013 yılında tanıdım. ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde başhekimdi. Ben o tarihlerde doktor ünitesi sorumlusuydum. Sanık ... de benim mütevelli toplantılarına gelirdi, kendisi mütevelliydi. Kendisiyle yüz yüze çok defa görüşmüşümdür. Himmet veriyordu. Bir mütevellinin vermesi gereken desteklerin hepsini veriyordu. 2014 yılında sanık Urfa'ya tayin olmuştu. Bende 2014 yılı Haziran ayından sonra kendi isteğim ile ...ye geldim, bu tarihten sonra bu sanıkla görüşme imkanım olmamıştır" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın beyanında; "2011-2013 yılları arasında ... Devlet Hastanesinde göz doktoru olarak görev yaptım. ... ise çocuk doktoru idi ve ... Çocuk Hastanesinin başhekimi olarak görev yapıyordu. ... öğretmendi ve beni Fetö cemaatinin sohbetlerine çağırırdı. Bu sohbetlerde ben ...'i de gördüm. O da sohbetlere katılırdı. ... 'in kitapları okunurdu. Bizlerden ... gazetesine ve ... dergisine abone olmamız istenilirdi. Ayrıca bizimle tek tek görüşme yapılarak himmet veya öğrencilere yardım adı altında para istenirdi" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'in beyanında; "... ile 2014-2015 yıllarında Şanlıurfa'da tanıştım. Ben doktordum. Kendisi de doktordu. Bir dönem birlikte ... Üniversitesinde çalıştık. Ayrıca kardeşi ... de benim sohbet grubumda yer alıyordu. ... da benim sohbet grubuma katıldı. Genelde haftada 1 olmak üzere benim ya da ...'un evinde sohbet programları düzenlerdik. Benim sohbet verdiğim uzman grubumda ..., kardeşi ... ve ... isimli 3 kişi bulunmakta idi. ... ve ... da doktordu. ...'e ait videolar izlerdik. Benim yaklaşık 7 tane grubum vardı. Yani 20 kişiden sorumluydum. Grubumdaki kişilerden burs adı altında para topluyordum. ...'un bulunduğu gruptan da topladım. Darbe girişimimden 3-4 ay kadar önce bizim sohbetlerimiz yaz dönemi olduğu için bitmişti" şeklinde beyanda bulunduğu, sanık hakkında 29.03.2018 tarihli araştırma tutanağı ve 18.08.2016, 07.09.2017, 14.09.20 17... .09.2017 tarihli ihbar tutanakları ile yapılan tespitlerde; ... Üniversitesi ... Çocuk Kampüsü'nde çocuk doktoru olduğu belirtilen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, örgüt propagandası yaptığı, mal varlığını örgüt vasıtası ile elde ettiği, örgütte abi diye adlandırılan kişilerden olduğu, koyu bir örgüt mensubu olduğu, ... örgüt mensupları arasında üst düzeyde olduğu, örgüt adına kendisini gizlediği hususlarının ihbar edildiği, bu kapsamda 2016 yılı da dahil olmak üzere örgütün amaçlarının anlatıldığı ve örgütsel talimatların iletildiği sohbet toplantılarına katılan, örgüte himmet adı altında parasal yardımda bulunan ve örgüt içinde mütevelli olarak yer alan sanığın bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İtirazımızın KABULÜ ile,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.06.2025 tarihli ve 2022/301 82... /17571 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI,
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2020/1 18... /378 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın ONANMASI,
4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir.
II- GEREKÇE:
Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanıklar ... ., ... . ve ... .'ın beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden talimat yolu ile alınan beyanları ile yetinilmesi,
III- KARAR:
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ değişik gerekçe ile oy birliğiyle KABULÜNE,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.06.2025 tarih, 2022/30182 esas, 2025/17571 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.