"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/5 Değişik iş
SUÇ : Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs etme
Hükümlüler hakkında Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesinden sonra, aynı olaya iştirak eden firari sanık ...'ın yakalanmasından sonra yapılan yargılama neticesinde bu kişi yönünden suçun, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme olarak değil silahlı terör örgütüne üye olma ve ölümle biten kavgaya el uzatma olarak vasıflandırılmasının, 5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi gereğince yeni olay veya yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek hükümlüler müdafi tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, Malatya (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2004/191 - 2006/22 sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı itiraz edilmesi üzerine merci Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2025 tarihli ve 2025/5 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Hükümlüler müdafiinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 03.09.2025 tarihli ve 94660652-105-44-15053-2025-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve 2025/101883 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 146/1 ve 59. maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Malatya (Kapatılan) 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 11.09.2001 tarihli ve 1999/50 esas, 2001/143 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.03.2002 tarihli ve 2002/60 esas, 2002/531 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda anılan sanıkların 765 sayılı Kanun’un 146/1 ve 59. maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Malatya (Kapatılan) 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 25.06.2002 tarihli ve 2002/25 esas, 2002/54 sayılı kararının da temyiz incelemesi neticesinde bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda 765 sayılı Kanun’nun 146/1 ve 59. maddeleri gereğince müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair Malatya (CMK 250. Madde İle Görevli) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2006 tarihli ve 2004/191 esas, 2006/22 sayılı kararının, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.05.2007 tarihli ve 2007/2572 esas, 2007/3890 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi sonrasında, sanıklar müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Malatya (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2004/191 esas, 2006/22 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2025 tarihli ve 2025/5 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Elazığ ili ... Mahallesi,... Camiinde, yaşı küçük çocuklara Kura'n-ı Kerim dersi veren iki grup arasında 25.04.1999 tarihinde yatsı namazından sonra tartışma çıktığı, ... ve ... arasında başlayan tartışmaya diğer şahısların da katıldığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bu kavgada ...'un bıçak, ...'ın demir sopa, ....'in bıçak, ...'ın kablodan yapılmış jop kullandığı, ....'in yumrukla kavgaya karıştığı, kavga sonucunda ....'nın bıçakla yaralanmak suretiyle öldüğü, .... ve ...'nun da hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, diğer şahıslar ve sanık ...'ın olay yerinden kaçtıkları, maktulün hangi şahsın bıçak darbesiyle öldüğünün tespit edilemediği iddia edilen somut olaya ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda, adı geçen sanıkların anılan eylemi ... terör örgütünün faaliyeti kapsamında işlediklerinden bahisle yazılı şekilde verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini takiben, sanıklar müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ancak Malatya (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ek kararı ile bu talebin reddine karar verilmesi üzerine anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Anılan mahkumiyet kararlarının kesinleşmesini takiben, sanıklar müdafii tarafından mahkemeye sunulan yargılamanın yenilenmesi talebinin içerir dilekçede özetle, 25.04.1999 tarihinde gerçekleşen eyleme ilişkin olarak adı geçen sanıklarla birlikte yargılanan sanık ...'ın yakalanamaması nedeniyle dava dosyasının tefrik edildiği, sanık ... hakkında aynı eyleme ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda, Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ve 2019/16 esas, ve 2023/241 sayılı kararı ile sanığın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 146/1 ve 59. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli ve 2023/1052 esas, 2024/920 sayılı kararında yer alan, "Sanığın yerel mahkeme tarafından sâbit görülen Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs suçunun yasal unsuru bağlamında, sübûtu kabul edilen eylem ya da eylemlerin vahamet arz etmesi ve örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirildiğinin şüpheye yer bırakmayacak surette ortaya konulmasında zorunluluk bulunduğu, somut dosya kapsamında, yerel mahkeme tarafından, sanıkların kolluktaki yer gösterme ve teşhislerine göre, ... Camii’nde çocuklara Kur'an dersi verilmesi ile iki grup arasında daha çok eleman toplama, yer edinme, cami içinde ezan okuma ve müezzinlik yapma gibi konularda rekabet olması hususlarının örgütsel faaliyetler olduğu ve bahsedilen kavga olayının da zikredilen örgütsel faaliyetlerle ilgili olarak yaşandığı ve camide Kur'an dersi verilmesi ve camideki grup rekabetine dair sanıkların bir kısım anlatımları sanığın terör örgütüne üyeliği için yeterli delil olarak kabul edildiği görülmüş ise de, sanığın mevcut anayasal düzeni silah zoru ile değiştirip yerine Şer-i esaslara dayalı bir din devleti kurmak olan ... terör örgütünün üyesi olduğunun ve eylemi örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiğinin şüpheye yer bırakmayan somut delillerle belirlenmesi ile sanığın eyleme iştirakindeki örgütsel vahametin mevcudiyetinin kabul edilebileceği, ölüm ve yaralanma ile neticelenen kavganın, tümü aynı örgütün üyesi oldukları iddia edilen kişiler arasında el kol hareketleri ve sözlü sataşma ile başlayan tartışmanın büyümesi üzerine meydana geldiği, aynı örgütün farklı gruplarına mensup üyelerinin birbirleri ile kavga etmesinin örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiğinin somut delilleri ile açıklanıp gerekçelendirilmesi gerektiği, iddia makamının esas hakkında bildirdiği; ''sanığın eyleminin lehine olan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 456/2, 457/1, 452/1. maddeleri kapsamında kaldığı'' yönündeki mütalaasının da gerekçede tartışılmadığı anlaşılmış olup, zikredilen bu hususlar ve sanığın 25.04.1999 tarihli kavgadan önceki eyleminin camide yaşı küçük çocuklara Kur'an dersi vermeden ibaret olması karşısında, sanığın ... terör örgütünün üyesi olduğu ve örgütün amaçları doğrultusunda vahamet arz eden başkaca eylemlerinin bulunup bulunmadığının ilgili kolluk birimlerinden sorulup araştırılarak, elde edilen delillerin tartışılması suretiyle, isnad edilen suçun yasal unsurları da irdelenip hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçelendirme ile hüküm verilmiş olması,.." şeklindeki açıklamalar ile bozulmasını takiben, sanık ... hakkında yeniden yapılan yargılama sonunda Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli ve 2024/378 esas, 2024/356 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma ve ölümle biten kavgaya el uzatma suçlarından zamanaşımı sürelerinin dolduğundan bahisle düşme kararı verildiği, anılan düşme kararının 05.11.2024 tarihinde kesinleştiği ifade edilerek, yeni ortaya çıkan bu hukuki durumun, aynı olay kapsamında yargılanan adı geçen sanıklar hakkında da yargılamanın yenilenmesini gerektirdiğinin belirtilmesi karşısında,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki inceleme konusu maddi vakıa (olay) ile (inceleme konusu edilmeyen) sanık ... hakkındaki yargılama konusu maddi vakıanın aynı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, aynı olaya ilişkin diğer sanık ... hakkındaki istinaf bozma kararının ve ilk derece mahkemesince verilen düşme kararının inceleme konusu Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası açısından hükme etkili yeni delil niteliğinde olduğu gibi, aynı maddi vakıaya ilişkin birbirleri ile iştirak halinde bulunan sanıklar arasında farklı hukuki neticelerin ortaya çıkmasının Anayasamızda ifadesini bulan hak arama hürriyeti ve bununla bağlantılı olarak kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olacağı nazara alındığında, somut olayda yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen hususların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olması bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabulune karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B.Hukuki Süreç
1. Hükümlülerin ... İlim Örgütü mensupları oldukları, 25.04.1999 tarihinde ... Davet Grubu mensubu kişilerle, caminin paylaşımı, daha fazla öğrenciye ders verme, camide müezzinlik yapma, cami içerisinde yapılanma ve daha fazla taraftar kazanma amacıyla zaman zaman tartışma yaşadıkları, olay günü bu nedenle çıkan kavgada ... Davet Grubu mensubu olan ... kod ...'ın hayatını kaybettiği, .... kod .... ve ...kod ...'nun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, bu şekilde hükümlülerin Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs etme suçunu işledikleri iddiasıyla ve 765 sayılı TCK'nın 146/1, 33... . maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Malatya DGM Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.1999 tarihli ve 1999/188 hazırlık - 1999/81 esas sayılı iddianamesi kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde Malatya 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 11.09.2001 tarihli 1999/50 esas - 2001/143 sayılı kararı ile hükümlülerin 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi gereğince idam cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların TCK'nın 59.maddesi gereğince müebbet ağır hapis cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.03.2002 tarihli 2002/60 esas - 2002/531 karar sayılı ilamıyla, hükümlüler hakkında Malatya 2. Nolu DGM'nin 2001/56 esas - 2001/74 karar sayılı kararındaki delillerin getirtilip incelenerek sonucuna karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Malatya 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 25.06.2002 tarihli 2002/25 esas - 2002/54 sayılı kararı ile yeniden hükümlülerin 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi gereğince idam cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların TCK'nın 59. maddesi gereğince müebbet ağır hapis cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
5. Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.05.2003 tarihli 2002/2428 esas - 2003/891 karar sayılı ilamıyla, hükümlülerin önceki bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması gerektiği ve Malatya 2 Nolu DGM'nin 20201/28 esas sayılı dosyasının karar yerinde tartışılması gerektiği belirtilerek hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2006 tarihli 2004/191 esas - 2006/22 sayılı kararı ile yeniden hükümlülerin 765 sayılı TCK'nın 146/1. Maddesi ve 5252 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, TCK'nın 59.maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
7. Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.05.2007 tarihli 2007/2572 esas - 2007/3890 karar sayılı ilamıyla, mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
8. Aynı olayda fail olan ancak firari durumda olması nedeniyle dosyası tefrik edilen ...'ın 2018 yılında yakalanması üzerine yargılanmasına başlandığı, yapılan yargılama neticesinde Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli 2019/16 esas - 2023/241 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK'nın 168/1 ve 59/2 maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024tarihli ve 2023/1052 esas - 2024/920 sayılı kararıyla, "ölüm ve yaralanma ile neticelenen kavganın tümü aynı örgütün üyesi oldukları iddia edilen kişiler arasında el kol hareketleri ve sözlü sataşma ile başlayan tartışmanın büyümesi üzerine meydana geldiği, aynı örgütün farklı gruplarına mensup üyelerinin birbirleri ile kavga etmesinin örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiğinin somut delilleri ile açıklanıp gerekçelendirilmesi gerektiği, sanığın 25/04/1999 tarihli kavgadan önceki eyleminin camide yaşı küçük çocuklara Kur'an dersi vermeden ibaret olması karşısında, sanığın ... terör örgütünün üyesi olduğu ve örgütün amaçları doğrultusunda vahamet arz eden başkaca eylemlerinin bulunup bulunmadığının ilgili kolluk birimlerinden sorulup araştırılarak, elde edilen delillerin tartışılması suretiyle, isnad edilen suçun yasal unsurları da irdelenip hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı ve eksik gerekçelendirme ile hüküm verilmiş olması ve ayrıca zamanaşımı yönünden de değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli 2024/378 esas - 2024/356 sayılı kararı sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma ve ölümle biten kavgaya el uzatma suçlarını oluşturduğu, bu suçların da zamanaşımına uğradığı belirtilerek 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince davaların düşmesine karar verildiği, verilen hükmün 05.11.2024 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği tespit edilmiştir.
9. Kanun yararına bozma talebi dışındaki ... hakkında yukarıda gösterilen hükmün kesinleşmesi üzerine hükümlüler müdafi tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş, başvuruda özetle, aynı olayda yer alan ...'ın eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme olarak değil silahlı terör örgütüne üye olma ve ölümle biten kavgaya el uzatma olarak vasıflandırılmasının, 5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi gereğince yeni olay veya yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Malatya (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2004/191 - 2006/22 sayılı ek kararı ile yargılanmanın yenilenmesi talebinini reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı itiraz edilmesi üzerine merci Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2025 tarihli ve 2025/5 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
10. Hükümlüler müdafinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 03.09.2025 tarihli ve 946...-105-44-15053-2025-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2025 tarihli ve 2025/101883 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.
C. İlgili Hukuk
Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 765 sayılı TCK'nın 146/1, 168/1, 59/1 maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 314/2, 81/1 ve 35/1 maddeleridir.
D. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlığın kapsamı; kanun yararına bozma talebi dışındaki ... hakkında, aynı olay nedeniyle bir başka mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde suç vasfının değiştiği kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin, hükümlüler bakımından yeni delil niteliğinde kabul edilip edilemeyeceğine ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2020 tarihli ve 2019/64 Esas - 2020/132 Karar sayılı kararında; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararlarının kanun yararına bozma yasa yoluna konu olabileceği belirtilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayınları, Ekim 2022, sayfa 145)
Yargılamanın yenilenmesi, ceza muhakemesi sistematiğinde olağanüstü kanun yollarından birisi olarak düzenlenmiştir. Kesinleşmiş bir hükmün maddi temellerini sarsabilecek mahiyette yeni sebeplerin ortaya çıkması durumunda kesin hükmü ortadan kaldırmak için başvurulan bir çaredir. Yargılamanın yenilenmesi önemli bir yanlışlık olması durumunda mümkündür. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayınları, Ekim 2022, sayfa 75; Önder, Ayhan: “Muhakemenin İadesinde Reform”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 38, Sayı 1-4, 1973, s. 59-114.; CENTEL, Nur/ZAFER, Hamide: Ceza Muhakemesi Hukuku, 19. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul 2020 )
Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre kimi hükümler kesin olarak verilmekte iken kimi hükümler ise verildikten sonra kanun yollarına başvurulmaması veya başvurunun reddedilmesi üzerine kesinleşmektedir. Kesin hükmün otoritesi kural olmakla birlikte kanun koyucu bazı adli hataların giderilmesi ve adaletin tesisi amacıyla kanunda istisnai olarak olağanüstü kanun yollarına yer vermiştir. 5271 sayılı CMK'nın 3 11... maddeleri arasında yer alan yargılamanın yenilenmesi kurumu da bu olağanüstü kanun yollarından biridir. Kanunda tek tek gösterilen ve birer istisna olmaları nedeniyle sayıları kıyas yoluyla arttırılamayan bu nedenlerin bir kısmı hükümlü lehine, bir kısmı ise hükümlü veya eski sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesine dayanak oluşturmaktadır (Özyüksel, Ö. (2021). Beraat Sonrası İkrar (CMK m. 314/1-c). İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(1), 17-32. https://doi.org/10.21492/inuhfd.819573).
Yargılamanın yenilenmesi için hükümde önemli bir adli hatanın yapılması gerekir. Bu hata, hükümlünün lehine olabileceği gibi aleyhine de olabilir. Bu nedenle hükümlünün lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabileceği gibi hükümlünün aleyhine de yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir. Yargılamanın yenilenmesi yoluna ancak kanunda "sınırlı olarak" sayılan hallerde başvurulabilir (Artuç, Mustafa; Açıklamalı Ceza Muhakamesi Kanunu, Adalet Yayınevi, Ankara 2017, sayfa 1029).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
... silahlı terör örgütünün mevcut Anayasal düzeni cebren yıkarak yerine şeri'i düzene dayalı bir devlet kurmak amacıyla faaliyet gösteren bir terör örgütü olduğu, okul, cami ve mahallelerde çalışmalar yaparak kod isim kullanan mensupları aracılığıyla mutaassıp ailelerin çocuklarına camilerde Kuran dersi vererek ve dini sohbet toplantıları yaparak örgüte eleman kazandırmaya çalıştıkları, Emniyet Genel Müdürlüğünün dosya içerisinde bulunan 14.07.19 99... .10.2000 tarihli yazılarına göre, .... öncülünde faaliyet gösteren ... İlim Örgütünün silahlı terör örgütü niteliğinde olduğu, ... öncülünde faaliyet gösteren ... Davet Grubunun ise suç örgütü niteliğinde olduğu,
Dosya kapsamı, sanık savunmaları ve tanık anlatımlarına göre; hükümlülerden ...'ın ... kod adını, ...'un ... kod adını, ... ise ... kod adını kullanarak ... İlim silahlı terör örgütü içerisinde yer aldıkları, aynı evde birlikte kaldıkları, cami yapılanması içerisinde örgüte eleman temin etmeye çalıştıkları, bu kapsamda Elazığ merkezde bulunan .... Camii'nde Kuran dersleri ve dini sohbet toplantıları düzenledikleri, bir süre sonra ... Davet grubu mensubu olan .... kod ..., ...kod ... ve ....kod ....'ın aynı camiye gelerek kendi gruplarına eleman temin etmek için çalışmalar yapmaya başladıkları, bu kapsamda Kuran dersleri ve dini sohbet toplantıları düzenledikleri, bu şekilde iki grup arasında daha fazla taraftar toplama, cami içi hakimiyetin ele geçirilmesi gibi konularda mücadele yaşanmaya başladığı, grupların birbirlerini Ehlibeyçiler, münafıklar, kafirler olarak itham ettikleri ve devamlı olarak diğer grubu kötüledikleri, olay tarihi olan 1999 yılından bir sene önceki Ramazan ayında iki grup arasında rekabet ve sürtüşmelerden dolayı kavga çıktığı, çevreden gelen insanların kavgayı ayırdığı, bu kavgada ...'in kafasından yaralandığı;
Olay günü olan 25.04.1999 tarihinde, yatsı namazından sonra iki grubun mensuplarının cami çıkışında karşılaştıkları, ... Davet grubu mensubu olan ...ile ... İlim grubu mensubu olan ... kod ...'un tartışmaya başladıkları, her iki grubun diğer mensuplarının da olaya dahil olmasıyla birlikte tartışmanın kavgaya dönüştüğü, hükümlülerden ... kod ...'un ekmek bıçağı, ... kod ...'ın demir sopa/şişli baston, ... kod ...'in ise bıçakla kavgaya karıştıkları, yaşanan kavga neticesinde ... Davet grubu mensubu olan .... kod ....'ın hayatını kaybettiği, ... kod ... ve ... kod ...'nun ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, söz konusu kavganın bir sene evvel Ramazan ayında yaşanan önceki olaydan kaynaklanan husumet ve her iki grup arasındaki camide tek başlarına hakimiyet kurabilmek ve daha fazla öğrenciye ders vererek eleman temin edebilmek amacıyla ortaya çıkan rekabet ve sürtüşmeler üzerine yaşandığı, ölüm ve yaralanmalar ile neticelenen kavgadan sonra hükümlüler
... ve ...'in olay yerinden birlikte kaçtıkları, haklarında gıyabi tutuklama kararı verilmesi üzerine örgütün talimatıyla ve örgütsel jargona göre "hicretli mahkum" olarak Malatya iline kaçtıkları, burada da aynı örgüt evinde birlikte kalmaya devam ettikleri, daha önceden ... kod adını kullanan ...'un ... kod adını, ... kod adını kullanan ...'in ...kod adını, ... kod adını kullanan ...'ın ise ... kod adlarını kullanmaya başladıkları, hükümlülerden ...'un ... adına düzenlenmiş sahte kimliği, sanık ...'in ise ... adına düzenlenmiş sahte kimliği kullandıkları, hükümlülerin yakalandıkları Malatya'daki evde çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği, hükümlülerin Elazığ'da yaşanan davaya konu kavga olayından sonra kaçtıkları Malatya ilinde de yaklaşık iki yıl boyunca örgüte yardım toplama, örgütsel toplantılar yapma, örgütün propagandasının yapılması şeklinde örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri;
25.04.1999 tarihinde meydana gelen ve ölüm ve yaralanma ile neticelenen kavgaya karışan kişilerden birisinin de ... İlim grubu mensubu olan ... kod adlı ... olduğu, firari olması nedeniyle hakkındaki davanın asıl dosyadan tefrik edildiği, 2018 yılında yakalanması üzerine yapılan yargılamada Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli 2019/16 - 2023/241 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK'nın 146/1. ve 59/2. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 18.09.2024 tarihli 2023/1052 - 2024/920 sayılı kararıyla, "...ölüm ve yaralanma ile neticelenen kavganın, tümü aynı örgütün üyesi oldukları iddia edilen kişiler arasında el kol hareketleri ve sözlü sataşma ile başlayan tartışmanın büyümesi üzerine meydana geldiği, aynı örgütün farklı gruplarına mensup üyelerinin birbirleri ile kavga etmesinin örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirildiğinin somut delilleri ile açıklanıp gerekçelendirilmesi gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verildiği, söz konusu karar üzerine Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli 2024/378 - 2024/356 sayılı kararıyla sanığın eylemleri silahlı terör örgütüne üye olmak ve ölümle biten kavgaya el uzatma olarak tavsif edilerek söz konusu suçlar yönünden zamanaşımı süresi dolduğu için ayrı ayrı düşme kararı verildiği ve hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği;
İlk derece mahkemesince ... hakkında verilen hükmün kesinleşmesi üzerine, bu kararın hükümlüler bakımından 5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında yeni olay/yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de;
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin bozma kararında 25.04.1999 tarihinde meydana gelen olayın niteliğine ilişkin değerlendirmesinin ve bu bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının isabetsiz oldukları, zira söz konusu kavganın suç tarihinde silahlı terör örgütü niteliğinde olan ... İlim Örgütü mensupları ile suç örgütü niteliğinde olan ... Davet Grubu mensupları arasında camide tek başlarına hakimiyet kurabilmek, daha fazla öğrenciye ders vererek kendi örgütlerine eleman temin edebilmek şeklindeki örgütsel rekabet ve bu yüzden yaşanan sürtüşmeler nedeniyle örgütsel amaçla meydana geldiğinin tanıklar ve diğer hükümlülerin beyanlarından anlaşıldığı, yine hükümlülerin yaşanan kavgadan sonra olay yerinden birlikte kaçarak, örgütsel ifadeyle "hicretli mahkum" olarak Malatya iline giderek yeni kod isimleriyle örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri sabit olduğundan
hükümlülerin öldürme ve öldürmeye teşebbüs eylemlerinin örgütsel amaçla işlendiğinin tartışmasız olduğu ve 765 sayılı TCK'nın 146. maddesi kapsamında vahim eylem niteliğinde oldukları, bu nedenle hatalı değerlendirmeyle verilen ve kanun yolu denetiminden geçmeden kesinleşen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin bozma kararı ile ilk derece mahkemesince verilen düşme kararının bu hükümlüler bakımından 5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında yeni olay/yeni delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararda ve bu ek karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararında isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
II. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, merciine gönderilemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.