Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Ceza Dairesi

Dosya2025/5032 E. 2026/425 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/2609 E., 2019/1108 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/469 E., 2018/452 K.

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62/1, 221/5, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.04.2025 tarih ve 2022/19662 esas, 2025/12692 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve 16- 2019/122617 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

İtiraz nedenleri incelendiğinde; bölge adliye mahkemesi kararında, sanık müdafiinin istinaf talebinin değerlendirildiğinin belirtilmesine rağmen, istinaf talebi bulunmayan o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine denildiği böylelikle sanık müdafiinin istinaf talebinin değerlendirilmediği anlaşılmakla, söz konusu "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ortadan kaldırılmadan sanık müdafiinin istinaf talebinin ayrıca değerlendirilerek bir karar verilip verilemeyeceğine, başka bir anlatımla sanık müdafisinin istinaf talebi değerlendirilmeden verilen kararın temyizi üzerine bu eksikliğin bozma mı yoksa tevdii kararına mı konu edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Dairemizin kararına itiraz ederek dosyanın sanık müdafiinin istinaf talebi hakkında karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine tevdiine ilişkin kararın kaldırılarak bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini aksi takdirde itirazın incelenmesi için, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığın mahkûmiyetine karar verilen ilk derece mahkemesi hükmüne karşı sanık müdafiinin 25.06.2018 tarihli istinaf talebinin incelenmesine dair bölge adliye mahkemesi kararında; sanık müdafiinin istinaf talebinin değerlendirildiğinin belirtilmesine rağmen değerlendirme kısmında, sehven ve "beraat" kararına atfen " o yer Cumhuriyet savcısının suçun sübuta erdiği ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla" denilmek suretiyle sanık müdafiinin istinaf talebi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla,

Bölge adliye mahkemesince, sanık müdafiinin istinaf talebinde belirttiği gerekçeler yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken onun yerine o yer Cumhuriyet savcısının vaki olmayan istinaf talebi yönünden değerlendirme yapmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.04.2025 tarih ve 2022/19662 esas, 2025/12692 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2018/2609 esas, 2019/1108 sayılı kararının sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, itiraznameye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§