Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Ceza Dairesi

Dosya2023/7762 E. 2026/1802 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1588 E., 2022/1782 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/148 E., 2020/173 K.

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM :1) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK’nun 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 221/4, 62, 53, 221/5 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet

2) Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;ilk derece mahkemesince verilen 5237 Sayılı TCK' nın 204/1, 3713 Sayılı Kanunu'nun 5/1, TCK 62, 53, 58/9 maddeleri gereği verilenmahkumiyet hükmünün kaldırılarak CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat

3) Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; 5237 Sayılı TCK' nın 158/1-e, 168/2, 52/1-2-3-4, 62/1, maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet (HAGB) kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Karar verilmesine yer olmadığı, onama

İlk derece mahkemesince yargılmanın yenilenmesi kararı sonucu verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile bölge adliye mahkemesince kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırılık ve resmi belgede sahtecilik suçları hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

1) Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından dosyanın mahalline İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2) Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanık müdafii tarafından verilen 03.01.2023 tarihli temyiz dilekçesinde resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyiz talebinin bulunduğu, ancak 13.01.2023 tarihli dilekçesinde resmi belgede sahtecilik suçu yönünden vermiş olduğu temyiz dilekçesinde sehven hata yapıldığını, Bölge adliye mahkemesi tarafından resmi belgede sahtecilik suçu yönünden beraat kararı verildiğini, bu doğrultuda bu suç yönünden temyiz dilekçesinin işleme alınmamasını talep ettiğinin anlaşılması karşısında;

Kararın temyiz edilmesinden sonra, sanık müdafiinin 13.01.2023 tarihli dilekçesi ile resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyizden feragat ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 261 inci maddesi gereğince temyiz incelemesine yer olmadığına; sanık müdafiinin dilekçesinin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiğinden 5271 sayılı Kanunu’nun 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

3) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanık hakkında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/5032 soruşturma 2017/16 26... /180 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/20 18... /1 82... /141 sayılı kararıyla sanığa 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.05.20 18... /12 17... /1142 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz aşamasında sanık hakkında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.20 19... /4883 soruşturma 2019/19 43... /210 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma,kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması için yeni bir kamu davası açıldığı, dosyanın Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/148 esasına kaydedildiği, yargılama devam ederken Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15.10.20 19... /13 97... /6147 sayılı kararıyla Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/182 Esas sayısında üyelik suçundan verilen hükmün onanmasına karar verildiği, sanık müdafinin 10.01.2020 tarihli ''Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na'' başlıklı dilekçesi ile infazın durdurularak davanın derdest dava ile birleştirilmesini, dosyanın kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep ettiği, yine sanık müdafii tarafından 21.02.2020 havale tarihli dilekçesi ile infazın durdurularak yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.20 20... /182 esas, 2018/141 karar sayılı ek kararı ile sanık müdafinin talebinin reddine karar verildiği, sanığın ek karara itirazı üzerine dosyanın Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.20 20... /166 D.İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve ek kararın kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.20 20... /182 esas, 2018/141 karar sayılı ek kararıyla infazın durdurulması ve yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verildiği, dosyanın sanık yönünden tefrik edilerek Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/68 esasına kaydının yapıldığı, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.20 20... /68 esas, 2020/99 karar sayılı kararı ile dosyanın Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/148 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, bu dosyada yapılan yargılama sonunda sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

CMK'nun 311. maddesinde yargılamanın yenilenmesi yoluna hangi şartlarda gidilebileceği sınırlı olarak belirtilmiş olup yargılamanın yenilenmesi için söz konusu maddede belirtilen nedenler;

(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.'' denilmektedir.

Yargılamanın yenilenmesini talep eden sanık müdafisinin dilekçesinde sanığın etkin pişmanlık talebinde bulunduğunu ve dosyaların birleştirilmesi gerektiğini belirttiği, bu itirazların CMK'nun 311 ve devamı maddelerinde sınırlı sayılan sebeplerden birini kapsamadığı, ayrıca ileri sürülen sübuta ilişkin etkin pişmanlığa dair itiraz sebeplerinin daha önce dile getirildiği ilk derece mahkemesince yapılan incelemede değerlendirildiği, hükmün esasına ilişkin yargılamanın yenilenmesini gerektirir herhangi bir hukuki ve maddi sebep bulunmadığı anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasına ilişkin karar hukuka aykırı bulunmuştur.

5237 sayılı CMK'nun ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi'' başlıklı 308. maddesinde; ''Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.'' denilmektedir.

Yargılama sürecine ilişkin yukarıda da belirtildiği üzere sanık müdafiince yeniden yargılama yapılması talep edilen dilekçesinde belirtilen itirazların her ne kadar yeniden yargılama sebeplerini içermediği anlaşılmışsa da ileri sürülen sebeplerin 5237 sayılı Kanunun 308 maddesi gereğince ileri sürülebilecek sebeplerden olduğu, CMK'nun ''kanun yolunun belirlenmesinde yanılma'' başlıklı 264. maddesinde; ''1) Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.(2) Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir.'' şeklinde belirtildiği üzere verilen dilekçenin olağanüstü kanun yolu dilekçesi olarak kabul edilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§