"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalılardan ...'in yararlandığı sulama hizmetinden kaynaklanan borcunun tamamını ödemediğini, diğer davalının da kefili olduğunu, sulama bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, icra takibi ile asıl alacak istendiğini, takip tarihine kadar faiz talep edilmediğini, dava değeri olarak gösterilen miktarın ne kadarınn faiz, ne kadarının asıl alacak olduğunun açıklattırılması gerektiğini, takip konusu edilmeyen faizin itirazın iptali davası ile istenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın davalılardan Hakkı yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden reddine dair kararın Daire'mizin 13.03.2012 gün, ... esas ve karar sayılı ilamı ile "...gerek davacı tarafın 16.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ve gerekse de bilirkişi raporunda belirlenen asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ...'nın asıl alacak yanında işlemiş faizden de sorumlu olacağı gerekçesiyle, adı geçen davalı yönünden davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve 9.768,42 TL icra inkâr tazminatının davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Dünbek vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava ödenmeyen sulama bedelinin tahsili amacıyla kooperatif ortağı ve kefili hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bunun istisnası ise, bozma kararından sonra geçmişe etkili yeni bir kanun hükmünün yürürlüğe girmesidir. Somut olayda da, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davanın kabulü gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyulmakla davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuş ise de,
6100 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca devam eden davalarda uygulanması gereken ve temerrüt faizi yönünden sınırlama getiren Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi hükmü 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kooperatif genel kurullarında kabul edilen gecikme faizi de temerrüt faizi niteliğinde olup anılan yasal düzenlemeye göre temerrüt faizi yasal temerrüt faizinin yüzde yüzünü aşamaz. Bu nedenle, açıklanan hususlar ve yasal düzenlemeler dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.