Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2026/513 E. 2026/3531 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1285 E., 2025/1569 K.

DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2024/701 E., 2025/451 K.

Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin sürelerinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Boşanma kararı ile birlikte velâyet hakkı verilen taraf bu yetkilerini tek başına kullanmaya başlarken, diğer taraf için velâyeti kullanma hak ve yetkisi sona erer. Ancak velâyeti kullanma yetkisi sona erse bile bu taraf hala çocuğun anası ya da babası olmaya devam etmektedir. Kişisel ilişki hakkı sayesinde çocuğundan ayrı kalan ana veya baba çocuğun yetişmesine katkıda bulunabilir, çocuğun gelişimi hakkında bilgi sahibi olabilir, çocuk ile ilişkilerini sürdürebilir. Bu sayede velâyet ilişkisi sona erse bile iki tarafın birbirlerine yabancılaşması önlenebilir. Kişisel ilişki kurulmasıyla, çocuk velâyet hakkı sona eren tarafın sevgisinden ve ilgisinden mahrum kalmadığı gibi ana babanın da analık veya babalık duyguları tatmin edilmiş olur. Ancak kişisel ilişki kurulması çocuğun üstün yararına aykırı ise kısıtlanabilir ve hatta tamemen kaldırılabilir. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde de çocukların ana babalarıyla olan kişisel ilişki hakkı “ana babasından veya bunlardan birisinden mahkeme kararıyla ayrı yaşayan çocuğun kendi güvenliğine aykırı olmadıkça ana veya babası ile kurallara uygun biçimde kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlenmiştir (ÇHS m. 9). Kişisel ilişki konusunda karar verilirken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından menfaati göz önünde bulundurulmalıdır. Kanun koyucu kişisel ilişkinin düzenlenmesinde hâkime, çocuğun menfaatini gözeterek en uygun bir kişisel ilişki nasıl olacaksa o şekilde karar verme imkânı tanımıştır (TMK m. 182).

Somut uyuşmazlıkta; davacı baba ile kişisel ilişkisi düzenlenen küçüğün yaşı gözetildiğinde yaz aylarında iki kere kişisel ilişki kurulması doğru olmayıp kişisel ilişkinin süresi uzun olmuştur. Ayrıca yaz tatilinin dörde bölünmesi çocuğun ebeveynleri arasında bocalamasına da sebep olacak niteliktedir. Hakim çocuğun üstün yararına uygun şekilde karar vermek zorundadır. Ancak mahkemece bu husus gözetilmeksizin davanın önemi ve çocuğun üstün yararına uygun olmayacak şekilde bilirkişi raporunda hakimin takdir yetkisine karışılarak adeta bilirkişi tarafından verilen hükmü aynen kabul ederek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı tarafın sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı tarafın temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “d)Her yıl 15 Ağustos sabah saat 10:00'da başlayarak 31 Ağustos akşam saat 19:00'a kadar” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§