Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1774 E. 2026/4065 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/3051 E., 2025/3337 K.

DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi (Yeniden Nüfus kaydı oluşturulması ile tescili)

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/13 E., 2025/275 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Somut uyuşmazlıkta, davacı ..., vefat eden babası ... anne adının ..., baba adının ... olduğunu, abisi olan dava dışı ...'ın babaannesi olan ...'ın veraset ilamını almak için mahkemeye başvurduğunda ...'ın nüfus kayıtlarında yer almaması nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, babaannesi ...'nin 1986-1987 yıllarında vefat ettiğini, cenazesinin ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Kışla kabristanında bulunduğunu, ...'dan intikali yapılan malvarlığının bulunduğunu, mirasçılık belgesi alıp gayrimenkul intikali yaptırabilmeleri için davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, dava açılmadan önce idari yoldan nüfus düzeltme talebinde bulunduklarını, anca Nüfus İdaresi tarafından ... ve ...'nin evli olmadıklarının, babaları olan ...'ın evlilik dışı doğduğunun bildirildiğini belirterek babaannesi olan ...'ın nüfus kaydının oluşturulması ve nüfusa tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile "...12.05.2025 tarihli keşifte; ... kızı ... mezar taşlı mezarın açılması sonucunda ancak müteveffanın naaşının bulunamadığı düzenlenen keşif tutanağında ve 16.05.2025 tarihli teknisyen bilirkişi raporunda belirtildiği, yapılan Uyap nüfus kaydı sorgulamalarında davacının baba adının ... olduğu ve babasının nüfus kaydına göre ...'ın, ... ve ...'den olma göründüğü, ...'ın nüfus kaydının sorgulanmasında ise eşinin ... olarak göründüğü, ...'ın herhangi bir kaydının bulunmadığı, ... İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabında ise ...'ın evlilik dışında doğduğunun ancak ...'nin kimlik bilgilerinin bulunamadığının bildirildiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın niteliği itibari ile kamu düzenini ilgilendirir nitelikte olduğunun sabit olduğu, bu minvalde dava dilekçesine konu edilen talep yönünden maddi gerçeğe ulaşabilmek için DNA incelemesi yapılmasının zaruri olduğu, bu hali ile her ne kadar davacı vekilince tanık deliline de dayanılmış ise de tanık beyanlarının uyuşmazlığın aydınlatılması noktasında yetersiz olacağının sabit olduğu, dosya kapsamında nüfus kaydı oluşturulması talep edilen müteveffanın mezarının bulunamadığı ve DNA incelemesinin yapılamadığı anlaşılmakla...'' gerekçesi ile davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine .karar verilmiştir.

Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Dava, davacının babaannesi olduğunu iddia ettiği ...'nin nüfus kaydında gözükmediğini belirterek davacının babaannesi olduğunun tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu re'sen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, DNA testi dahil her türlü kanıta başvurulabilir. Nüfus ve soybağı davaları kamu düzenini yakından ilgilendirdiği ve Devlet'in nüfus kaydının tutulmasından sorumlu olduğu gözetildiğinde Mahkemelerin de doğru sicil oluşturmak için mümkün olan her halde DNA raporu alarak karar vermesi gerekmektedir. Ancak somut olayda olduğu gibi DNA testi yapılmasının mümkün olmaması halinde bütün deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda "en kesin ve önemli delil" DNA raporu olmakla birlikte DNA raporu "tek delil" değildir.

Somut olayda, dava nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup yapılan araştırma ve 12.05.2025 tarihli keşifte; ... kızı ... mezar taşlı mezarın açıldığı, ancak müteveffanın naaşının bulunamadığı düzenlenen keşif tutanağında ve 16.05.2025 tarihli teknisyen bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Nüfus kayıtları incelendiğinde, davacının babası olan ...'ın baba adının ..., anne adının ..., doğum tarihinin 02.05.1931 olduğu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Cilt No::6, Hane No: 141, Bsn:18'de nüfusa kayıtlı iken, naklen ... ili, ... ilçesi, ... Mah. Cilt No:8, Hane No: 90, Bsn:1'de kayıtlı olup, ... ile evli olduğu, müteveffa ...'ın nüfus kaydında babası olan ...'ın hanesinde kayıtlı olup, anne adının ... olarak gözüktüğü ancak ...'nin nüfus kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... Nüfus Müdürlüğü'nün 27.11.2023 tarihli ...'nin nüfus kaydının oluşturulması talebine ilişkin verilen yazı cevabı incelendiğinde, ...'ın 1954 yılında ... ilçesi, ... mahallesinden ... ilçesine naklen geldiği, babası ... ve annesi ...'nin evliliklerinin bulunmadığı, ...'ın evlilik dışı doğduğu, nüfus kaydında anne adının ... olarak kayıtlı olduğu, ancak ...'nin kimlik bilgilerinin bulunmadığı, dilekçe ekindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının mirasçılık belgesiyle ilgili bir karar olduğu, bu karara göre herhangi bir nüfus kaydının düzeltilemeyeceği ve oluşturulamayacağı, nüfus kaydının düzeltilmesi veya herhangi bir nüfus kaydının oluşturulması ile ilgili kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından talebin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ,1 12... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, ... kızı ...'ın 1/4 hisse, ...'ın 1/4 hisse, ... kızı ...'ün 1/4 hisse ve ... kızı ...'in 1/4 hisse ile malik oldukları tespit edilmiştir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, nüfus kaydının düzeltilmesi talep edilen ...'ın mezarının bulunamadığı ve DNA incelemesinin yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde Mahkemece yapılacak iş; davacının babası ...'ın annesinin ... olup olmadığının tespiti için öncelikle; iddia edilen kişilerin yaşadıkları bölgede özellikle yaşları gereği bilgi verebilecek durumda olan kişilerin araştırılması ile bu kişilerin Mahkemece dinlenilmesi gerekmektedir. Yine ...'ın mezar yerinin resmi olarak Mezarlıklar Daire Başkanlığından sorulması, ...'ın hisse sahibi olarak gözüktüğü ... ili, ... ilçes, 1 12... parselde bulunan taşınmazın dayanak kayıtlarının (kadastro tutanağı vesair..) celbedilmesi, ... Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'ın varsa nüfus kayıtlarının, doğum veya ölüm tutanağının , evlenme belgesinin istenmesi, dosyada mahkemece dinlenmeyen davacı tanıklarının dinlenmesi, ilgili kolluk birimine yazı yazılarak ...'ın ...'ın annesi olup olmadığının, ...'ın kardeşlerinin, başka çocuklarının ve diğer hısımlarının bulunup bulunmadığının, DNA testine esas örnek alınması için mezar yerlerinin tespitine yönelik davacı mirasçılarından bu hususun sorulmasına veya mezar yerlerini bilebilecek diğer akraba ve komşu ya da ölüm tarihi itibari ile aynı yerleşim yerinde oturan kişilerden sıkı bir şekilde araştırma yapılarak tespit edilebilenlerin beyanları alınıp gerekirse mezar yerinin tespiti için keşif yapılarak mezar yerlerinin tespiti halinde tespit edilen mezarlardan yöntemine uygun fethi kabir işlemleri yapılarak alınacak biyolojik numunelere göre, tespit edilemediği takdirde ise soybağının tespitinde sonuç verebilecek veri alınabilecek ilgililerin temini ile bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§