"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/878 E., 2025/951 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/1224 E., 2022/1834 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından hükmedilen tazminatlar ile iştirak nafakası ve miktarları, velayet düzenlemesi yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin davasının ve fer'ilerinin kabulü, tanıklarının dinlenilmemesi, kadının reddedilen talepleri, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadının tüm, davacı- davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı"dır (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.l; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 343 üncü maddenin birinci fıkrası ve 346 ıncı maddenin birinci fıkrası; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 4 üncü maddesinin (b) bendi). Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 inci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 ıncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine dair karar verilmiş ise de yapılan açıklamalar doğrultusunda velayet düzenlemesi konusunda gerektiğinde idrak çağındaki ortak çocukların bizzat dinlenerek görüşlerinin alınması, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme yaptırılarak yeniden uzman raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çocukların velayetlerinin hangi ebeveynde kalmasının üstün yararlarına uygun olacağı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet düzenlenmesi yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı- davacı kadın vekilinin tüm, davacı- davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden...ya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.