"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1019 E., 2025/773 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2023/138 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı -karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde; velayetini istediği ortak çocuk için aylık 700,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kendisi için ise aylık 700,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiş, 14.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep ettiği nafaka miktarlarının yeterli olmadığını belirterek ortak çocuk ve kendisi için hükmedilecek nafakaların ayrı ayrı aylık 3.000,00 TL'ye yükseltilmesini ve hükmedilecek nafakalara TEFE-TÜFE oranında artış uygulanmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda velayeti anneye verilen ortak çocuk için 09.12.2021 tarihinde hükmedilen aylık 600,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 1.000TL'ye yükseltilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, kadın için 09.12.2021 tarihinde hükmedilen aylık 700,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 1.500TL'ye yükseltilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince; yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının ıslah ile artırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle talep aşılarak yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle buna yönelik erkeğin istinaf talebinin kabulüne, hükmün bu bölümünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ortak çocuk yararına aylık 700,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 700,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (6100 sayılı Kanun md. 176/1-2). Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Nafakalar bölünemez alacaklar niteliğinde olmadığından bu taleplerin ıslah ile artırılabilmesi mümkündür. O halde Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarı ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının ıslah beyanına göre değerlendirilmesi gerekirken yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının ıslah ile artırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de talebin aşıldığı şeklindeki yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden davacı- karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.