"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1707 E., 2025/893 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma - Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/1376 E., 2024/622 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen nafakalar ve tazminatlar ile miktarları, ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı kadın dava dilekçesi ile düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini; aynen iadenin mümkün olmaması halinde faizi ile bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı erkek davanın reddini savunmuştur.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Kanun`un 6 ncı maddesi). Kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (6100 sayılı Kanun`un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası).
Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı erkeğin zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, bunların davalı erkek tarafından elinden alındığını ispat yükü altındadır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadın tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğu, davacı kadının tanık beyanı veya başka bir delil ile ziynetlerle ilgili iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın yemin deliline de dayanmadığına göre Mahkemece ispatlanmayan ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağının kabulü yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.