Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7752 E. 2026/4018 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/439 E., 2025/1240 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaköy(Aksaray) 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2018/330 E., 2024/508 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından katılma yoluyla velâyet ve kişisel ilişki yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kadının davasında verilen boşanma hükmü, birleşen davanın reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince manevî tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan vakıaların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde taşıması zorunludur. Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda, dosyada mevcut delillerden davalı-davacı erkekten kaynaklanan ve davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddî bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ise davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır. O halde, Mahkemece, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkra koşullarının gerçekleşmediğinden davacı-davalı kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı kadın yararına manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,

2.Davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§