"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/329 E., 2025/1128 K.
DAVA TÜRÜ : Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayalı Alacak
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/347 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak davanın reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.4.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma ilamına göre davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı ticari aracın satılarak satış bedelinin yarısının müvekkiline ödenmesi gerektiği halde, üç yıl geçmesine rağmen davalının ticari aracı satarak bedelinin yarısını müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, aracın değerinin tespiti ile, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir, daha sonra talebini ıslah etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "aracın dava dışı şirket adına kayıtlı olmasının davalının bedel ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, davalının bu durumu bilerek ve isteyerek boşanma protokolünü imzaladığı, davacı kadının da, davalının beyan ve taahhüdüne güvenerek anlaşmalı boşanmayı kabul ettiği ve boşanma protokolünü imzaladığı, davalının savunmasında araç üzerinde tam tasarruf yetkisine sahip olmadığını, yalnızca hissesi oranında hak sahibi olarak bulunduğunu, aracın satışı için davacı tarafa herhangi bir tarih için vaatte bulunulmadığını iddia etmesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, aksinin kabulü halinde davacının protokolden kaynaklı alacağını hiç bir zaman tahsil edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 642.500,00-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı erkeğin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince anlaşmalı boşanma davası kapsamındaki protokolde ve boşanma ilamında aracın satışı ve satış bedelinin yarısının davacı kadına verilmesine yönelik açıkça bir vade bulunmadığı, bu haliyle protokol kapsamı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı kadın vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, tarafların Karşıyaka 1. Aile Mahkemesi'nin 2017/742 Esas ve 2018/120 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma protokolünün dördüncü maddesinde yer alan " ... plakalı aracın satış durumunda satış bedelinin yarısını davacı ve davalı arasında eşit oranda pay edilmesine" şeklindeki düzenlemenin de hükme geçirildiği ve protokolün değişik şekilde tasdikine karar verildiği ve boşanma kararının 07.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki dava protokol yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle 15.02.2021 yılında açılmıştır.
Mahkemece kararın eki olarak kabul edilen ve değişik şekliyle onaylanan protokol tarafları bağlar. Protokolde aracın satışına dair bir vade belirtilmemesi protokol hükümlerini geçersiz kılmaz. Aksi halde, davalının aracın satışına yanaşmaması durumunda kendisini satış yapmaya zorlayacak başkaca hukuki yollar olmaması nedeniyle davacının hiçbir zaman talepte bulunmayacağı sonucu oluşacaktır. Bu durum ise tarafların anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenirken oluşan iradelerine aykırılık teşkil edecektir.
Sonuç olarak 2018 yılında kesinleşen boşanma kararından dava tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında aracın satışı konusunda makul bir sürenin geçtiği, buna rağmen davalının satışa yanaşmamasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, hukukun kötü niyeti korumayacağının tabi olduğu dikkate alındığında yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'a verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.