"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1251 E., 2025/394 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/464 E., 2023/79 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 ve 161 nci maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların tazminat taleplerinin, davacı kadının ise nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın her iki tarafça istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 25.06.2025 tarihli dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı adına davayı takip eden vekil yerine davacının azlettiği Av. ... 'e tebliğ edildiğini, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 04.06.2025 tarihinde kesinleştirildiğini, azledilen vekile yapılan tebliğin usulsüz olduğunu bildirerek taraflarına temyiz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81 inci maddesi "Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur." hükmünü amirdir. Maddeye göre, vekilini azleden taraf durumu vekiline bildirmiş olsa bile mahkemeye ve karşı tarafa bildirilmedikçe vekilin azli mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmeyecektir. Somut olayda, davacı vekilinin azledildiği mahkemeye bildirilmediğinden azil mahkeme bakımından hüküm ifade etmez. Mahkeme ve karşı taraf usul işlemlerini (azledilmiş olan) vekile karşı yapmaya devam ederler. Dosyada davacı vekili Av. ... 'in vekillikten azledildiğinin bildirilmediği, buna ilişkin bir azilnamenin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan araştırmalar üzerine azilnamenin davacı kadının diğer vekili tarafından 01.07.2025 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacı kadın vekili Av. ...'e yapılan karar ilamı tebliği usulüne uygundur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı kadın vekiline 20.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili Kanunda öngörülen süre geçtikten sonra 25.06.2025 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz talebinde bulunmuştur.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ... 'ten alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.