"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2024/1851 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz başvurusunun reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 16.04.2025 tarihli temyiz başvurusu değerlendirme kararı ile 30.12.2024 tarihli asıl karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı kadın vekilinin temyiz başvurusunun reddine yönelik 16.04.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, kadının ziynet eşyalarına yönelik aynen iade talebinin bulunduğu ve aynen iadesine karar verilen ziynetlerin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki altın kuru ile hesaplanan toplam miktarı dikkate alındığında, kararın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki (7550 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmediğinden) kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin kesinlik sebebiyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 16.04.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı kadın vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde; düğünde 22 ayar ortalama 20 şer gram 15 adet burma bilezik, 90 adet çeyrek altın, 8 adet yarım altın, 7 adet 22... er gram hediyelik bilezik, 1 adet 22... gram alyans, 1 adet 22... gram yüzük, 1 adet 22... gram taşlı yüzük, 1 adet altın set 22... gram zincir takıldığını, altınların bir kısmını araba almak için bir kısmını da babasından miras kalan dairenin tadilatı için geri verilmek üzere isteyip aldığını fakat altınları geri istediğinde ise davalının altınları almadığını belirterek; altınların aynen iadesine, mümkün olmaz ise fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini istemiş,15.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ziynet eşyalarının aynen iadesine veya fiili ödeme günündeki değerinin ödetilmesine ve ziynet eşyalarına ilişkin dava değeri yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının 15 adet her biri 20... ayar üçlü burma bilezik, 90 adet her biri 22 ayar çeyrek altın, 7 adet her biri 8 gram 22 ayar bilezik, 1 adet 3 gram 22 ayar alyans, 1 adet 4 gram 22 ayar yüzük, 1 adet 6 gram 22 ayar yüzük,1 adet 25... ayar set,1 adet 25... ayar zincir, 1 adet 22 ayar yarım altının aynen iadesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı erkek vekili davanın davanın kabulü yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu fakat hakimin taleple bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinden bahisle dava konusu yapılan ziynetlerle ilgili davacının aynen iade, olmadığı takdirde bedel talebine ilişkin hüküm kurmak zorunda olduğu gerekçesi ile "davalı erkeğin bedel iadesine ilişkin istinaf talebinin kabulü ile, mahkemenin kararının 1.nolu bendinde fazlaya ilişkin talebin reddine ibaresinden sonra gelmek üzere "aynen iade mümkün olmadığı takdirde dava dilekçesinde talep edilen 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle, kalan tutar olan 128.099,34 TL'nin ıslah tarihi olan 14.02.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hükme eklenmesine" karar verilmiş, hüküm davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesini ıslah ettiklerini ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce talepleri dışında dava tarihindeki değerin ödenmesi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı kadın 15.02.2023 günlü ıslah dilekçesinde her ne kadar ziynet eşyalarının aynen iadesine veya fiili ödeme günündeki değerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ise de Mahkemece "aynen iade olmadığı takdirde dava tarihindendeki bedelin yasal faizi ile, ıslah edilen bedelin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ödenmesi" şeklinde talepten başka şeye karar verildiği, fiili ödeme günündeki bedele hükmedilemeyeceği, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden davacının bu talepte hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek aynen iade ile yetinilmesi gerekirken dava tarihindeki bedele de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın ilgili bent yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 16.04.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere; davacı kadının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının (1) ve (2) numaralı hüküm fıkralarının tamamen kaldırılarak yerine "Davalı erkeğin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-1) bendi ve 355 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ESASTAN REDDİNE" ibaresinin yazılması sureti ile temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.