Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6391 E. 2026/5126 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1508 E., 2025/289 K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/1317 E., 2023/980 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından zinaya dayalı birleşen davanın kabulü ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise tazminat, nafaka, kadının davası ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı erkeğin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince erkeğin birleşen zina davasının kabulüne, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebepli davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına süregelen fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise zina ettiği gerekçesiyle kadının açmış olduğu evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepli davanın da kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesi ve toplanan delillerden tanık beyanları aktarım niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Erkeğe bu beyanlar hükme esas alınarak fiziki şiddet kusuru yüklenemez. Kadın evlilik birliğinin sarsılmasında tamamen kusurludur. Erkeğe kusur olarak yüklenecek başka bir kusurda ispat edilememiştir. Bu itibarla kadının davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında erkek yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden erkek yararına BOZULMASINA,

2.Davacı- karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı erkeğin sair, temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı- karşı davacı ...'e iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacı- karşı davalı ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§