Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5938 E. 2026/603 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/561 E., 2025/339 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş Aile Mahkemesi

SAYISI : 2020/585 E., 2022/147 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Taraflar arasında görülen ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un 166 ncı maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, yargılama aşamasında davacı erkeğin vefat ettiği, davacı eşin ölümü ile evliliğin kendiliğinden son bulduğu, boşanma yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı mirasçılarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik olarak davaya devam ettikleri, davalı kadının (sağ kalan eş) davacının kızı ... ile olan geçimsizliği nedeniyle yıllar önce müşterek konutu terk edip gittiği ve bir daha da dönmediği, evi terk edip gitmek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği, böylece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sağ kalan davalı kadının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.” hükmü mevcuttur.

İlk Derece Mahkemesince davacının kızı ... ile olan geçimsizliği nedeniyle yıllar önce müşterek konutu terk edip giden ve bir daha da dönmeyen, evi terk edip gitmek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekten kaçınan kadına (sağ kalan eş) terk vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de, davacı erkek (ölen eş) tarafından yukarıda belirtilen terk hukuksal sebebine dayalı açılmış bir boşanma davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sağ kalan eşe terk vakıası kusur olarak yüklenemez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçının takip ettiği dava hakkında kadına yüklenebilecek başka bir kusurun varlığı da dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında sağ kalan eşin kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§