Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5768 E. 2026/500 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2982 E., 2025/1108 K.

DAVA TÜRÜ : Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2022/377 E., 2023/427 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirmesi, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükme karşı davalı erkek tarafından kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmayarak hüküm kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden kesinleştiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararına karşı davalı erkeğin kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

Davalı erkeğin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, erkek tarafından boşanma hükmünün istinaf edilmediği, boşanma hükmünün istinaf edilmeyerek kesinleştiği, erkeğin dosyanın temyiz incelemesi aşamasında 26.07.2025 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasındaki evliliğin boşanma ile sona erdiği ve kadının da hükmü istinaf ve temyiz etmediğinden kadın vekilinin 08.08.2025 tarihli dilekçesi ile boşanma talebinden feragat ettiğine ilişkin beyanının sonuç itibariyle hüküm ifade etmeyeceğinin, erkeğe yüklenen "ortak evi terk ettiği" vakıasının kadın tarafından terk hukuki nedenine dayalı olarak açılan bir dava bulunmadığından erkeğe kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığı ancak yine de mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı erkeğin kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2.Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§