Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5053 E. 2026/441 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/202 E., 2025/813 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/372 E., 2023/751 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası talebi, tedbir nafakasının başlangıç tarihi, maddî ve manevî tazminat ile nafakaların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, velâyet ile kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dinlenilen davacı-karşı davalı kadının tanıklarının beyanına göre davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadının ailesinin kadını götürmelerini istediği ve kadına ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmakla; bu eylemlerin de davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak eklenmesi gerektiğinin, kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar da dikkate alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ile anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Dosya kapsamı ve çocuğun yaşı dikkate alındığında, ortak çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun fikri ve sosyal gelişmesi için de yetersizdir. Mahkemece baba ile çocuk arasında yatılı olacak şekilde ve daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

3.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince 08.02.2023 tarihli celsede davacı-karşı davalı kadın yararına 08.02.2023 tarihinden itibaren aylık 750,00 TL tedbir nafakasına ve hüküm ile de karar tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde davacı-karşı davalı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 08.02.2023 tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin kişisel ilişkinin süresine yönelik temyiz itirazının kabulü ile bu yöne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine (3) numaralı bent olarak; "Her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cumartesi günü saat 10.00’dan Pazar günü saat 18.00’e kadar, dini bayramların ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 18.00’e kadar, her yıl babalar gününde saat 10.00'dan aynı gün saat 18.00’e kadar, her yıl iki haftalık sömestr tatilinin ilk hafta Pazartesi günü saat 10.00'dan takip eden Pazar günü saat 18.00'a kadar, her yıl 1 Temmuz günü saat 10.00’dan 15 Temmuz günü saat 18.00’a kadar müşterek çocuk ... ile davalı-karşı davacı baba arasında kişisel ilişki kurulmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kişisel ilişkiye yönelik bölümünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin tedbir nafakasının başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazının kabulü ile bu yöne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin tedbir nafakasına yönelik kısmın hükümden çıkarılmasına yerine ; "Tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın lehine dava tarihi olan 16.05.2022 tarihinden karar tarihi olan 20.09.2023 tarihine kadar aylık 750,00 TL tedbir nafakasının, karar tarihi olan 20.09.2023 tarihinden karar kesinleşene kadar aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere davalı-karşı davacı erkekten alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının tedbir nafakasına yönelik hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4.Temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1) numaralı paragrafta gösterilen sebeple ONANMASINA,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§