"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1584 E., 2025/371 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/872 E., 2024/298 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin karşı ve birleşen davasının kabulü, lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları, ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı, karşı ve birleşen davada aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, velâyet, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin karşı davasının kabulü yönünden istinaf yoluna başvurulmamıştır. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı erkeğin karşı davasının kabulü yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı-davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı- davalı kadın vekilinin erkeğin karşı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı-davalı kadın vekilinin sair, davalı-davacı erkek vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasını içeren (5) nolu hüküm fıkrasının kaldırılmasına denmek suretiyle tarafların tedbir nafakasına ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin düzenleme yapılmış ise de Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasına yönelik herhangi bir istinaf talebinin kabulü veya kaldırması kararının bulunmadığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı erkeğin birleşen boşanma davasının reddine karar verilerek hükmün (11) nolu fıkrası ile erkeğin birleşen boşanma davasındaki harca ilişkin, hükmün (16) nolu fıkrası ile de erkeğin birleşen boşanma davasındaki vekâlet ücretine ilişkin hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince de, davalı-davacı erkeğin kusur belirlemesi ve birleşen boşanma davasının reddine yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile; İlk Derece Mahkemesinin kusur gerekçesinin düzeltilmesine, ayrıca mahkeme ilamının hüküm kısmında erkeğin birleşen davasının reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilerek, "Davalı/davacı erkeğin birleşen davada terditli taleplerinden olan TMK 166/1 maddesi gereğince açtığı boşanma davasının kabulü gerekir ise de ,erkeğin açtığı karşı davasında ki TMK 166/1 maddesi uyarınca verilen boşanma hükmü kesinleştiğinden AYRICA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar verildiği, ancak İlk Derece Mahkemesinin erkeğin birleşen boşanma davasına yönelik yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin (11) ve (16) numaralı hüküm fıkralarının kaldırmasına karar verilmeden erkeğin birleşen boşanma davası yönünden yeniden vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın bu yönden düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin, erkeğin karşı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
b.Davalı-davacı erkek vekilinin birleşen boşanma davasındaki vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (1) numaralı hüküm fıkrasındaki "...ve 5 nolu hüküm fıkrasının tamamının kaldırılmasına..." cümlesinin çıkarılmasına, yerine ''...kısmı ile 5, 11... nolu hüküm fıkralarının tamamının kaldırılmasına..." cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.