Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4638 E. 2026/504 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/722 E., 2025/1007 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/642 E., 2023/1200 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, kadın lehine maddi ve manevi tazminat takdiri, velayet, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, lehine takdir edilen tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası talebi, iştirak nafakasının miktarı, nafakaya TÜFE artış oranı uygulanması gerektiği, faiz başlangıç ve oranı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.İlk Derece Mahkemesince taraflarca açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin davası kapsamında kadının zina eyleminin sabit olduğu gerekçesi ile asıl davanın erkeğin asli talebi olan zina hukuki sebebine dayalı olarak kabulüne, kadının birleşen davası yönünden erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Taraflarca istinaf talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm yukarıda gösterildiği gibi temyiz edilmiştir.

Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşulu, “cinsel ilişkinin” varlığının kesin veya güçlü karinelerle kanıtlanmış olmasıdır. Yapılan incelemede; davalı-davacı kadının bir başka erkekle cinsel ilişkiye girdiği kesin veya güçlü karinelerle kanıtlanmış değildir. Ne var ki kadının HTS kayıtlarında F.Z isimli erkekle özellikle geceleri yoğun şekilde mesajlaşma ve konuşmasının bulunduğu ve kahvaltıya çağırdığı dikkate alınmakla eylemlerinin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının kabulü gerekir. Buna göre davacı-davalı erkeğin asli talebi olan zina davasının reddine karar verilmesi ve delilerin terditli talep olan 4721 sayılı TMK 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2.Kabule göre de evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurlar, birlikte değerlendirilip, tarafların kusur oranlarının bir kez belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre maddi-manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası konularında her bir taraf yönünden bir kez hüküm kurulması gerekir. Tarafların kusurları bölünerek, her bir dava için ayrı kusur belirlemesi yapılıp, fer'i konularda da her bir dava için ayrı hüküm kurmak, Türk Medeni Kanunu' ndaki düzenlemelere (4721 sayılı Kanun md.4, 174/1-2, 175) aykırı düşer. Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, delillerin birlikle değerlendirilmesiyle ve kusur oranlarının birlikte takdiri ile mümkündür. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan hususlar da dikkate alınarak her iki dava kapsamındaki tüm kusurların birlikte değerlendirilip, her iki boşanma davası hakkında karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının zina hukuki sebebine dayalı asıl davanın kabulü yönünden kadın yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre her iki dava ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§