Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4635 E. 2026/496 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/886 E., 2025/987 K.

DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakası - Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/743 E., 2022/847 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından asıl davada lehine takdir edilen 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 197 nci maddesi uyarınca tedbir nafakasının ve karşı dava kapsamında lehine takdir edilen tedbir nafakası ile tazminatların miktarı, birleşen boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasına toptan şekilde hükmedilmesi ve miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise asıl davada kadın lehine 4271 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi uyarınca tedbir nafakasına hükmedilmesi, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları, reddedilen tazminat talepleri ile vekalet ücreti yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

1.Taraf vekillerinin bağımsız açılan nafaka davasına yönelik temyiz dilekçelerinin incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı-davalı kadının reddedilen tedbir nafakası yıllık miktarı ile davalı-davacı erkeğin temyizine konu kadın lehine kabul edilen tedbir nafakasının yıllık miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; kadının ve erkeğin 4271 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi uyarınca açılan tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Taraf vekillerinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, erkeğe yüklenen "evi terk etme" vakıasının kadın tarafından terk hukuki nedenine dayalı olarak açılan bir dava bulunmadığından erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, yine erkeğe "alkol alma" vakıasının kusur olarak yüklendiği görülmüş ise de alkol kullanma vakıasının evlilik birliğinin sarsılmasına etkisinin kanıtlanamadığı, sırf alkol kullanmanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği; kadının ise dinlenen tanık beyanları kapsamında "aşırı kıskançlık yaptığı"nın ispatlandığı ve bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği; ancak, yine de Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Taraf vekillerinin bağımsız açılan tedbir nafaka davalarında 4271 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi uyarınca tedbir nafakasına hükmedilmesi ve miktarına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan ayrı ayrı REDDİNE,

2.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§