"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/699 E., 2024/823 K.
DAVALI-DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise manevî tazminat, tedbir nafakası ve iştirak nafakası miktarları ile tazminatların ödeme süresi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ... ile vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesinde her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.09.2024 tarihli ilamı ile maddî, manevî tazminatlar ile iştirak nafakası miktarlarının az olduğundan hükmün bu yönlerden bozulmasına ve taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının onanmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma sonrası verilen ikinci kararında, ortak çocuk yararına 23.05.2022 tarihli celse hükmedilen aylık 2.500,00 TL tedbir nafakasının, iş bu karar tarihinden (12.12.2024) itibaren geçerli olmak üzere artırılarak aylık 12.000,00 TL tedbir nafakasına karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına şeklinde hüküm kurulmuş ise de bu hale göre İlk Derece Mahkemesi tarafından kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası dışındaki hüküm bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gözetilmeksizin bozmadan sonra, karar tarihi itibariyle miktarı da artırılarak ortak çocuk yararına tedbir nafakasına ilişkin hüküm kurulması yine iştirak nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren sonuç doğuracağı gözetilmeksizin ve boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi yerine kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına ibareleri yazılarak infazda tereddüt olacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca boşanma hükmü kesinleşmesine rağmen bozma sonrası kararın ilgili bentler yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3.Boşanmanın fer'î niteliğindeki maddî ve manevî tazminatlar “Boşanma hükmünün kesinleşmesi” ile muaccel (ödenir) hale gelir. Mahkemece, "karar kesinleştiğinde" tazminatların ödenmesi yönünde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (6100 sayılı Kanun md. 370/2).
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin tazminatların ödenme tarihine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasından (3) ve (4) numaralı bentlerinin tamamen çıkartılmasına, yerine 3 üncü bent olarak "Davacı-karşı davalı kadının maddî tazminat talebinin kısmen kabulü ile boşanma hükmünün kesinleştiği tarih itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereği 250.000,00 TL maddî tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine" ve 4 üncü bent olarak "Davacı-karşı davalı kadının maddî tazminat talebinin kısmen kabulü ile boşanma hükmünün kesinleştiği tarih itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereği 350.000,00 TL manevî tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine" cümlelerinin yazılmasına,
3.Taraf vekillerinin tedbir ve iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasından (2) numaralı bendin tamamen çıkartılmasına, yerine 2 nci bent olarak "4721 sayılı Kanun uyarınca velâyeti anneye verilen ortak çocuk 2016 doğumlu ... yararına 23.05.2022 tarihli celse hükmedilen aylık 2.500,00 TL tedbir nafakasının, 22.02.2023 tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL'ye çıkartılmasına ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalı-karşı davacı babadan alınarak velâyeten davacı-karşı davalı anneye verilmesine, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle aylık 12.000,00 TL iştirak nafakasının her ay davalı-karşı davacı babadan alınarak velâyeten davacı-karşı davalı anneye verilmesine, fazla ilişkin istemin reddine, nafakanın kararın kesinleşmesini takip eden her yıl ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılmasına" cümlelerinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Duruşma için takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı ... 'dan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı ... 'ye verilmesine ve 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ... 'den alınarak davacı-karşı davalı ... 'a verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.