Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1886 E. 2026/608 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1626 E., 2024/1662 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/456 E., 2023/447 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kadının zinaya dayalı davasının kabulü, erkeğin karşı davasının reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı talep eden davacı karşı davalı ... vekili Avukat ....ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin kendi boşanma davasının reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yargılaması sonucunda kadının terditli açtığı davada zinaya dayalı boşanma davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161 inci maddesi uyarınca boşanmalarına, kadın yararına tazminat ve nafaka takdirine, erkeğin karşı boşanma reddine karar verilmiştir. Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davacı karşı davalı kadının nafaka ve tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun kabul edilerek bu hususta yeniden hüküm tesisine, kadının sair, erkeğin tüm istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar taraflarca yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.

"Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur (4721 sayılı Kanun m.161). Zina hukuki sebebi ile açılan boşanma davasının kabul edilmesi için cinsel ilişkinin gerçekleşmesi veya gerçekleştiğine delalet edecek hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde karinenin bulunması gerekir. Somut olayda erkek tarafından başkasına mesaj yoluyla "aşkım, canım" gibi sevgi sözcüklerinin gönderildiği ve de telefonunda başka kadınla aynı evde birlikte yemek yediklerine ilişkin fotoğrafların tanıklarca görüldüğü belirtilerek zina eyleminin varlığı sabit olduğu kabul edilmiş ise de toplanan deliller ile zinanın gerçekleştiği kabul edilemez. Bu durumda kadının terditli olarak açtığı evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı karşı davalı kadının zinaya dayalı boşanma davasının kabulü yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının nedenli boşanma davasının kabulü yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre kadının davasında yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geldiğinden erkeğin kadının davasının kabulüne ve ferilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına

Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı- davalı erkek vekilinin karşı boşanma davasının reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı karşı davalı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı karşı davacı ...'a verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§