"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1690 E., 2025/1798 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çanakkale 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2025/5 E., 2025/217 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, velâyet, iştirak nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, aleyhe hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda asıl ve karşı dava yönünden kadın ağır, erkek az kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkek yararına maddî ve manevî tazminata karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına kusur olarak yüklenen yatakları ayırıp cinsel birliktelikten kaçınma vakıasının sabit olmadığı, erkeğin babasının cenazesine gelmek istememesine rağmen erkeğin ısrarı üzerine cenazeye katılması vakıasının kusur olarak yüklenebilecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda erkek yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları koşulları oluşmamıştır. O halde erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4.Dosyanın incelenmesinde Mahkemece her ne kadar kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yukarıda belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Berna 'ya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.