"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3428 E., 2023/3083 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Karar kendisine tebliğ edilmeyen sanık ...'nın öğrenme üzerine, 25.12.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ''Sanık ... hakkına nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/461 Esas, 2013/911 Karar sayılı ilâmı nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, bu kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarih, 2016/7033 Esas, 2018/6107 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiğine, bu nedenle bu ilâm nedeniyle tekerrür koşullarının oluşmadığına, bu ilâmın yerine adlî sicil kaydına göre İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/88 Esas, 2011/661 Karar sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğine''; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "Kabul anlamına gelmemekle birlikte zararın 503,00 TL olduğuna, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, TCK'nın 145. maddesinin göz ardı edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'', sanığın temyiz isteminin ''... A.Ş.'nin şikâyetçi olduğu tüm dava dosyalarındaki hırsızlık suçlarının birleştirilerek hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ikinci kez mükerrir olduğu hâlde hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan 16.12.2013 tarihli İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/461 Esas, 2013/911 Karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2016/7033 Esas, 2018/6107 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmesi nedeni ile tekerrüre esas alınamayacağı, ancak bu mahkûmiyeti yerine adlî sicil kaydında yer alan İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 kesinleşme tarihli ve 2011/88 E., 2011/661 K. sayılı ilâmı ile verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak ''Sanık hakkında 24.10.2013 kesinleşme tarihli, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/88 Esas, 2011/661 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 245, 168, 62. maddeleri uyarınca verilmiş 10 ay hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınmasına'' karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.