"İçtihat Metni"
İ T İ R A Z
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1603 E., 2024/2734 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/9008 Esas, 2025/16715 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2026 tarihli ve KD-2025/155564 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafii Av. ...'nın 19.05.2025 (saat 22:51:46) günlü (Avukat Portal) dilekçesi ile yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu; zira Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2-2025/6894 sayılı ve 09.04.2025 tarihli yazısında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 2023/1603 Esas ve 2024/2743 Karar sayılı dosyasında; tebligatın usulüne uygun olmadığına dair karar verildiği ve bu eksikliğin tamamlanması adına İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gerekçeli kararın yeniden tebliğ edilmesi için eksikliğin bildirildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesi tarafından yeniden tebligat çıkartıldığı, tebliğ evrakının 05.05.2025 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün 19.05.2025 (19 Mayıs) tarihine denk geldiği, sanık ... müdafii Av. ...'nın 19.05.2025 günlü dilekçesi ile yaptığı temyiz başvurusu süresinde olduğundan, dosyanın esastan incelenerek temyiz itirazlarının, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI yerine temyiz istemlerinin REDDİNE dair verilen kararın hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık ...'in hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararının, sanık zorunlu müdafii Av. ... tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan istinaf kararının, sanık ...'e (...Mah. ... Sokak, No: 64/2,...) tebliğe çıkartıldığı, 05.12.2024 tarihinde bu adrese tebligat yapıldığı, sanık zorunlu müdafii Av. ...'ya ise UETS üzerinden 27.11.2024 (Çarşamba) tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, kararın (fiziki olarak 11.12.2024 tarihi yazılmakla birlikte esasında, UYAP'taki kaydına göre 12.12.2024 tarihli olduğu anlaşılan dilekçeyle) 12.12.2024 (Perşembe) tarihinde sanık müdafii Av. ... tarafından temyiz edildiği;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2025 tarihli ve 2-2025/6894 sayılı yazısı ile "sanık yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin karar sanığın son bilinen adresinde yakını imzasına teslim edilmişse de, tebligat evrakında sanığın adreste bulunmama sebebinin belirtilmemesi nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi eklendikten sonra dosyanın iadesinin temininin" istendiği, istem üzerine 05.05.2025 tarihinde sanığa yeniden (bizzat) tebligat yapıldığı ve bu tebligattan sonra sanık zorunlu müdafii Av. ... tarafından dosyaya (fiziki olarak 11.12.2024 tarihi yazılmakla birlikte esasında, UYAP'taki kaydına göre 19.05.2025 tarihli olduğu anlaşılan) bir temyiz dilekçesinin daha sunulduğu ve ardından da sanığın 29.05.2025 tarihli vekâletname ile yetkili kıldığı avukatı olan Av. ...'nın 02.06.2025 tarihli temyiz dilekçesiyle temyiz isteminde bulunduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu kapsamına göre itiraz incelemesinin, sanık zorunlu müdafii Av. ...'nın temyiz istemiyle sınırlı olarak yapıldığı belirlenmekle;
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2025 tarihli yazısı üzerine 05.05.2025 tarihinde sanığa yeniden (bizzat) tebligat yapıldığı ve bu tebligattan sonra sanık zorunlu müdafii Av. ... tarafından dosyaya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre içerisinde (fiziki olarak 11.12.2024 tarihi yazılmakla birlikte esasında, UYAP'taki kaydına göre 19.05.2025 tarihli olduğu belirlenen) temyiz dilekçesinin sunulduğu anlaşılmakla; sanık zorunlu müdafiinin bu temyiz isteminin süresinde yapılmış bir temyiz başvurusu olarak kabulü gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu yönüyle yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2. Dosyanın esasının incelenmesinde ise, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, ancak; olay tarihi olan 05.03.2022 tarihinde şikâyetçinin, saat 20:00 sıralarında .....içerisinde, AVM'nin ortak kullanım alanında bulunan koltuklarda bir süre oturup dinlendiği, aksi sabit olmayan beyanına göre; cebinde 1.700,00 TL ve 50 dolar olan montunu oturduğu koltuğun üzerine bıraktığı, çocuğunun kendisinden uzaklaşması üzerine, çocuğa bakmak üzere montunu orada bırakarak beş dakika süre ile çocuğun yanına gittiğini, geri döndüğünde montunu yerinde bulamadığını beyan ederek, durumu AVM'nin güvenlik birimine bildirdiği, alışveriş merkezinin güvenlik kamerası görüntüleri üzerinde yapılan incelemede; aynı alışveriş merkezinde ...mağazasında müdür yardımcısı olarak çalışan sanığın, şikâyetçinin montunu koltukta bırakıp uzaklaştıktan sonra, saat 20:22 sıralarında kamera görüş açısına girerek bankın etrafında dolaştığı, bankta oturan başkaları olması nedeniyle bir süre daha dolaştıktan sonra, oturanların kalkması üzerine koltuğa yanaşarak etrafı gözlediği, koltuğa oturup 20:23'te montu alarak banktan kalktığı, devamla güvenlik kamerası görüntüleri izlendiğinde AVM içerisinde elindeki montla dolaşmaya başladığı, 20:30'da üçüncü katta bulunan kamera açısına girdiği, burada bir kapıdan içeri girerek kamera açısından çıktığı, girdiği yerde bir kaç dakika kaldıktan sonra elinde mont olmadan dışarı çıktığının tespit edildiği ve ardından da 21:32 sıralarında çalışmakta olduğu mağazada kolluk görevlilerince yakalandığı; sanığın ilk etapta cüzdan içindeki parayı alarak montu ve cüzdanı (içindeki paralar olmadan) AVM güvenliğine, unutulmuş eşya olduğunu söyleyerek verdiği, ardından kamera görüntülerinden tespit olunup çalıştığı mağazaya gelen polislere cüzdan içinde bulunan ve kendisinin aldığı 900 TL ve 50 Dolar parayı cüzdan içindeki tüm paranın bu olduğunu belirterek verdiği ve bu paranın soruşturma aşamasında şikayetçiye polislerce teslim edildiği belirlenmekle, mahkemece olayda etkin pişmanlığın bulunmadığı kabul edilmiş ise de; sanığın kısmi iadede bulunduğu ve buna göre şikâyetçiye ulaşılarak 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2025 tarihli ve 2025/9008 Esas, 2025/16715 Karar sayılı ilâmındaki - sanık zorunlu müdafii Av. ...'nın temyiz isteminin reddine ilişkin - ret kararının KALDIRILMASINA,
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2023/1603 Esas, 2024/2734 Karar sayılı kararının, Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.