Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2026/5043 E. 2026/8366 K.

"İçtihat Metni"

İ T İ R A Z

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1526 E., 2025/1633 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması (Mahkûmiyet)

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

İTİRAZA KONU KARAR : Onama

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2025/14195 Esas, 2025/22344 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2026 tarihli ve 2-2025/97742 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Sanık hakkında İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli kararıyla verilen mahkûmiyet hükmünün istinafı üzerine yapılan ilk istinaf incelemesi sonucunda verilen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/2150 Esas, 2022/1903 Karar sayılı BOZMA kararının hukukî değerden yoksun olarak nitelendirilemeyeceği, buna bağlı olarak sanık hakkında kazanılmış hakkın korunmasının gerekeceği, zira mevcut yasal düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesinin yasadan kaynaklanan BOZMA yetkisinin bulunduğunun açık olduğu, BOZMA yetkisinin kullanılmasında yorum hatası yapılmasının bozma kararını ve sonraki hukukî süreci yok hükmündeliğe taşımayacağı, hukukî değerden yoksunluğun BOZMA yetkisinin kanunda yer almadığı ve/veya çok açık bir şekilde kanuna aykırı surette hareket edildiği hallerde söz konusu olabileceği, nitekim, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.12.2024 tarih, 2024/12178 (E) ve 2024/19229 (K) sayılı BOZMA kararının başka dosyalarda itiraz olağanüstü kanun yolu başvurusuna konu edildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kabulü ile sonuçlandırıldığı, dolayısıyla kanundan kaynaklı yetkinin kullanılmasındaki yanılgılı değerlendirmenin hukukî değerden yoksunluk değil, hukuka aykırılık sonucunu doğuracağının kabul edilmesi gerektiği;

Somut olayda, özel daire BOZMA kararında yer verilen bozma nedeninin verildiği tarihteki içtihatlara uygun olduğu, ancak bozma kararının Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına ve sonraki hukuki sürece hukuki değerden yoksunluk niteliği kazandırmayacağı, buna göre de ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu kapsamına ve Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı ile oluşan hukukî sürece göre sanığın kazanılmış hakkının korunması gerektiği belirtilmekle; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nin 142/2-h, 143/1, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasının kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden, temyiz edilen hükmün CMK’nın 302. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın aynı yasanın 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme "5237 sayılı TCK'nin 142/2-h, 143/1, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasının kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün ONANMASINA karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE

Suç tarihinde gece vakti saat 01.00 sıralarında, şikâyetçinin iş yerine kapı kilidini kırarak giren ve içeriden 11 tepsi börek ile 30 TL parayı çalan sanığın, olaydan kısa bir süre sonra polislerce yakalandığında, 11 adet tepsiyi sattığı hurdacının iş yerini polislere gösterdiği ve bu suretle tepsilerin şikâyetçiye iade edildiği, ancak şikâyetçinin kovuşturmada alınan 27.09.2018 tarihli beyanında kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat etmediğini beyan ettiği, tepsilerin içindeki börek ve çalınan para nedeniyle oluşan bakiye zararın da sanık tarafından (bir kısmı ilk yargılamada, kalanı ise istinaf bozması sonrası) kovuşturma aşamasında 20.09.2023 tarihinde giderildiği anlaşılmakta ise de; suça konu tepsileri satın alan (suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen) ...'ün zararının (sanığa tepsiler karşılığında ödediği 100 TL'nin) giderilmediği olayda; sanık hakkında, ilk önce İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2018/97 E., 2021/168 K. sayılı kararı ile hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/2150 E., 2022/1903 K. sayılı kararı ile zorunlu müdafi atanmadığından bahisle hükmün bozulduğu, istinaf bozması üzerine yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/918 E., 2023/889 K. sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143, 168/2, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 05.12.2023 tarihli hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2024/1410 E., 2024/864 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 03.04.2024 tarihli kararının sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine ise Dairemizin 10.12.2024 tarihli ve 2024/12178 Esas, 2024/19229 Karar sayılı ilâmı ile; “... 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2018/97 Esas, 2021/168 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/2150 Esas, 2022/1903 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143/1.maddeleri ile hüküm kurulmuş olması itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya müdafii olmaksızın devam edilerek CMK'nun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve sanığın sorumlu olduğu gider miktarı gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 2 31... . maddesine aykırı davranılması sebebiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/2150 Esas, 2022/1903 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/918 Esas, 2023/889 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan...” gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda Yargıtay bozma ilâmına uyma kararı veren istinaf mercii İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarihli ve 2025/1526 E., 2025/1633 K. sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2018/97 E., 2021/168 K. sayılı kararına yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve sanığın hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla;

Dairemizin 10.12.2024 tarihli bozma ilâmına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, olağanüstü kanun yollarından olan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinde düzenlenen İTİRAZ yoluna gidilmediği, bu kapsamda anılan bozma ilâmımızda da değinildiği üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/2150 Esas, 2022/1903 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/918 Esas, 2023/889 Karar sayılı kararı hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan kararlara konu ceza miktarlarının da kazanılmış hakka konu olamayacağı, buna göre anılan bozma ilâmımıza uyulması sonucu istinaf merciince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE,

2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§