Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2026/4758 E. 2026/8218 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2003 E., 2023/484 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin; ''Atılı suçu işlemediğine, kamera görüntülerinde suça konu malzemeleri hırsızladığına dair en ufak bir şüphe halinin bulunmadığına, o gün güvercinleri beslemek için depoya girip sonrasında çıktığına, aleyhine değerlendirilen tutanakların tek bir güne ait kamera izleme tutanağı ile kolluk tarafından düzenlenip delil değeri taşımaması gereken ve hileli mülakat yöntemi sonucunda okumadan imzalattırılan tutanak olduğuna, 250 adet bataryanın bir ya da iki ayda mont cebinde götürülemeyeceğine, bunun için en az bir yıl süre gerektiğine, eylemin sabit olduğu kabul edilse bile suçun zincirleme biçiminde işlendiğine dair, kesin, net ve inandırıcı delil bulunmadığı halde zincirleme suç hükümlerine göre uygulama yapıldığına, depo anahtarının teknik personel ya da diğer güvenlik görevlilerinde de bulunduğuna, bu kişiler tarafından da suçun işlenebileceğine, hurdacılık yapan şahsa satmış olduğu bataryaların depodan götürdüğü söylenen bataryalar olup olmadığına dair hiç bir araştırma yapılmadan niyet okuma sonucunda zincirleme suç hükümlerine göre ceza tertip edildiğine, takdiri indirim nedenlerini hangi sebeplerle uygulamadığının denetime olanak verecek biçimde tartışarak gerekçelendirilmediğine ve somut olayın özelliklerine göre detaylandırılmadığına, mahkemeye karşı olumsuz, kaba, saygısız yahut incitici addedilebilecek herhangi bir davranışının söz konusu olmadığına, takdiri indirim nedenleri uygulanmalı iken aksine ceza tertip edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına'' ilişkin, sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın 242 adet musluk bataryası ve 2 adet altışar metreden elektrik kablosunu alıp olay yerinden ayrıldığı şeklindeki iddiayı destekleyen tek kare bir kamera kaydı olmadığına, bu kadar çok miktarda musluk bataryası ve 12 metre elektrik kablosunu iş yerindeki sayısız kameraya tek kare görüntü vermeden alıp çıkmasının imkansız olduğuna, iş yerinden gönderilen kamera kayıtlarının katılan işveren tarafından seçilip kendi inisiyatifi ile dosyaya gönderildiğine, katılanın demirbaş kayıt defteri tutmadığı halde sayılı eşya zararından bahsetmesinin gerçek dışı olduğuna ve tutarsızlık taşıdığına, sanığın hırsızlık kastı ile hareket etmediğine, suça konu musluk bataryalarının bir tanesinin bile sanığın kendi hakimiyet alanı içinde görülmediğine, dosyanın mevcut durumunda sanığın beraatine karar verilmesini gerektiren somut deliller varken ceza kararı verilmesinin hukuka ve dosyanın maddi gerçeklerine açıkça aykırı olduğuna, tüm iddiaların soyut nitelikte olduğuna, zamanında başka kamera kayıtları da temin edilebilecekken temin edilmeyerek delil karartıldığına, sanığın kamera önünde söz konusu hırsızlığı yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın birden çok defa atılı suçu işlediği iddia edilmiş ise de buna dair hiçbir somut, kesin, her türlü şüpheden uzak delilin dahi gösterilemediğine, sanığın beraatine karar verilmesine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması nedeni ile lehe bozma kararı verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§