Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2026/3290 E. 2026/8001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1765 E., 2025/1809 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve suç yerinin atıl vaziyette bulunması nedeniyle nitelikli halin uygulanamayacağına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Malkara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2019/31 Esas, 2021/53 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/1381 Esas, 2022/2017 Karar sayılı kararı ile “...Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubu içinde bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ve...hakkında Hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğine dair uzman doktor tarafından düzenlenecek farik-i mümeyyizlik raporu alınmadan mahkumiyetine hükmedilerek savunma hakkı kısıtlanması...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Malkara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/29 Esas, 2024/31 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/1980 Esas, 2024/1169 Karar sayılı kararı ile “...Dairemizin 2021/1381 (E) 2022/2017 (K) sayılı kararı sonrasında yerel mahkemede yargılamanın yalnızca SSÇ'ler...ve ... yönünden devamına rağmen esasen mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi sıfatıyla davayı görmeye devam etmesi gerektiği zira önceki aşamada reşit failler (sanıklar) ile SSÇ'lerin dosyalarının birleşmesi nedeniyle davaya Asliye Ceza Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı ve bozma sonrasında bir kısım celseler Cumhuriyet Savcısı'nın katılımı ile yapılırken bir kısmı hatalı olarak Savcının katılımı olmaksızın yapıldığı bu suretle Cumhuriyet Savcısının katılımı olmaksızın ve Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla hüküm verilmesi...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/1381 Esas, 2022/2017 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Malkara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/29 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/1980 Esas, 2024/1169 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Malkara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/285 Esas, 2025/11 Karar sayılı kararların hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§