Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2026/2884 E. 2026/8377 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/149 E., 2024/502 K.

SUÇ : Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2469 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, müşteki adına kayıtlı motosikleti, 26.09.2021 günü inceleme dışı diğer sanık ...'in park edildiği yerden alması olayı ile ilgili olarak yürütülen soruşturmada, sanık ...'in, söz konusu motosikleti ...'ın kendisine anahtar vererek ...'ın arkadaşına ait olduğunu söylemesi üzerine onun isteği üzerine aldığını, motosikleti anahtarsız çalıştırdığını ve motosikleti ...'a verdiğini ifade etmesi, ...'ın müştekiye ait motosikleti hiç görmediği ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, diğer sanık ...'ın ise ifadesinde motosikleti ...'dan aldığı ve 1500,00 Türk lirası karşılığında sattığını beyan etmesi karşısında, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli iddianamesi ile şüpheliler hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan kamu davasında, Edirne 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2024 tarihli kararı ile sanıklar hakkında adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de sanıkların eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de;

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinin uygulanması istenildiği halde anılan maddenin uygulanmama ihtimaline karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.

2. İncelemeye konu dosyada; hükmün verildiği ve tebliğ edildiği tarihlerde, ...1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanık ... ile ...E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanık ...'ın yokluklarında verilen 16.05.2024 tarihli kararın yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulundukları cezaevleri aracılığıyla verecekleri dilekçeler ile kararı istinaf edebileceklerinin” belirtilmediği ve sanıklara anılan karar bulundukları cezaevlerinde tebliğ edilirken de belirtilen açıklamayı içerir şekilde karar tebliğinin yapılmadığı belirlenmekle; incelemeye konu 16.05.2024 tarihli kararın usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmıştır.

3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§